Genç Ressam Söyleşileri

Genç Ressam Söyleşileri : Gizem Ünal

11-

Bugün Genç Ressam Söyleşilerimizde konuğumuz portre çalışmalarıyla dikkat çeken Ressam Gizem Ünal

Rastlantısal Portre

Sanat nedir ve bu konuda ne düşünüyorsun ?

Bana göre sanat, toplumdaki bireylerin insana dair duygularını farklı yöntemler kullanarak en iyi anlatabildiği ve paylaşabildiği bir araçtır. Bu araç olaylar karşısında bazen sorunları çözme ama genel olarak fark ettirme yöntemidir. Bu fark etme bireyde insan olma erdemini artırdığı gibi sonraki kuşaklara aktarılmasını da sağlamaktadır. Yüzyıllar öncede sanat vardı ve kaygı aynımıydı bilemiyorum. Günümüzde sanat, topluma uyarıcı bir etki sunar. Dolayısıyla sanat yapanlar da çağında yaşayan diğer insanlardan farklı, öngörüsü yüksek bireylerdir. Çocukluğum köy yaşantısından farksız asfaltın dahi çok olmadığı, dağların ortasında kalmış küçük bir ilçede geçti. On dört yaşında yaşadığım yerden başka bir yerleşim yerinde okumak için ayrıldım. Teknolojiden çok uzak doğal yaşamın içinde büyümenin etkisiyle(Tabi ki şu anda popüler kültürün esiri oldum diyebilirim.) o yaşlarda etrafımdaki insanlara adapte olamadım. Erken yaşta bireysel yaşama geçmek, birçok farklı işte çalışmak beni insanları derinlemesine gözlemlemeye itti. Kendimce bu şekilde eğleniyor ve karakterleri o yaşlarda defter arası çizimlerimde yansıtmaya devam ediyordum. Fırçayı elime aldığımda düşünmeyi bırakıyorum ve bir şeyler kendiliğinden oluşuyor. Hiçbir zaman yaptığım resimlere bitti diyemiyorum. Duyguyu derinlemesine vermek isterken sabırsızlığımla tuvali ve içindekini yorduğumu hissediyorum.

Neden portre?

1-Bireyin toplumsal, kültürel ve doğal çevresine olan uyumunun azalmasıyla oluşan yabancılaşma durumunun en iyi portrelerle yansıtabileceğimi düşündüm. Günümüz insanının denetim altında tutması gereken şeylere giderek tutsak olması ve bunun yalnızlığına ve çaresizliğine yol açması nedeniyle yabancılaşan kitleler oluşmuştur. Bu durum özellikle yüz ifadesine yansır ve daha net görünür ,daha okunur olması hali, çözüm olabileceği düşüncesiyle beni resim yapma eylemine sevk ediyor. Benim portrelerim, sakin uyuşmuş bedenlerin aksine acı çekmekte, varlığı sorgulamakta ve bunu da biraz karamsar bir uyarımla izleyiciye aktarmaktadır. Resim yaparken portresi yapılan bireyin psikolojik ifadesini içselleştirerek resim yapmadaki tavrıma yansıtmaktayım. Bu o kadar yoğun ve heyecan verici bir hal alır ki ekspresif tavrımı ortaya koymama neden olur. Gerçekte benim portrelerim, biçimlendirme yönteminin ve tekniğinin heyecanlı kullanımı sonucu algı ve duygularımın ifadesidir. Toplumlardaki tüketim kontrolsüzlüğü göz önüne alınırsa sosyolojik olarak sürekli aynı devinim içinde yaşayan kitleler bütününü gözlemleyebiliriz. Bireyin toplumsal, kültürel ve doğal çevresine olan uyumunun azalması yalnızlığına ve çaresizliğine yol açması sonucunda; denetim altında tutması gereken şeylere giderek tutsak olması, insanlığa yabancılaşan kitleleri yaratmışken, diğer taraftan bu kitlelerin tam tersi, farkındalık eşiği fazlasıyla yüksek, algıları açık, insanlığa yabancılaşan kitlelere yabancılaşmış ikinci bir kitlenin varlığından bahsetmek mümkündür. Uyuşmuş bedenlerin aksine duyarlılar acı çekmekte, varlığı sorgulamakta ve diğerlerinin varoluşunun farkındalığına içerisinde öfke içerisindedirler. Bir sanat çalışması benim için algı ve duyuların ifadesi, anti-hayalî dünyaların birer yansıması niteliği taşıdığı anda estetik değer kazanır. Çalışmalarımda iki farklı yabancılaşma kavramı üzerine modern çağ toplumlarındaki insan portrelerinin psikolojik yansımaları, ekspresif bir tavırla ele alınmaktadır. Rastlantısal bir şekilde oluşan portreler, insanların üzerimde bıraktığı izlenimlerin izlerini taşıyor. Zaman zaman şiddetli, zaman zaman lirik dokunuşların varlığını oluştuğunu, toplumdaki bireylerden kendi iç dünyama ait duyguları çekip aldığımı ve bunu da onların üzerinden yansımalar olarak aktardığımı düşünüyorum.

Gizem Ünal Kimdir?

1993 Çorum doğumludur. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu olup, ayni okulda Resim üzerine yüksek lisans yapmaktadır.

Vecdi Uzun Yorumu:

Portre yapmanın güçlüğüne inanırım. Portre ressamı yüzümüzün özelliği üzerinden kimliğimizi mümkün oldukça yansıtarak zihnimizde bir temsilimizi üretebilir. Bir portre ressamı sadece herkes gördüğünü değil, görünmez olanı görünür kılmanın zorluğuyla karşı karşıyadır. Gizem Ünal’ın bu genç yaşta sanat yolculuğunun başlangıcına portre ile başlaması onun azminin göstergesi olup, zaman içinde nereye varacak izlemekte yarar vardır.

Hazırlayan : Vecdi Uzun

Mail : vecdiuzun@gmail.com

 

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI