KİTAP

Cem Akaş’tan Sincaplı Gece

CEM AKAû

Edebiyatımızın post-modern yazarlarından Cem Akaş yeni kitabı Sincaplı Gece ile okurunu uzun bir aradan sonra selamlıyor

Bir dönem adından görüngü olmuş kitaplarıyla söz ettiren yazarımız beklediğine değecek bir biçimde son romanıyla bize fantastik dünyanın daha önce belki de hiç görmediğimiz kapılarını aralıyor. Üstelik bunu yaparken tüketim çılgınlığı ve dijital dünya gibi konulara kalemden okuyla saldırmayı da ihmal etmiyor.

Sincaplı Gece, aslında bir ‘dijital çağ’ romanı olmasının yanı sıra aynı zamanda da salt bir bilimkurgu romanı. Basit bir anlatım yolu seçerek açıklamak gerekirse bir ‘paralel dünya’ romanıdır. Ve romanın başkişisi bir fotoğraf makinesidir! Evet, yanlış duymadınız, paralel dünyanın kapılarını bir tesadüf sonucu aralayan son teknoloji nimetleriyle donatılmış bir fotoğraf makinesi…

Mindy adı verilen bu yakışıklı makine türdeşlerinin aksine doğrudan bir web sitesi veri tabanına bağlı çalışmaktadır. Kopyalarına sahip olan tüm kullanıcılarının çektiği fotoğrafları anlık siteye yükleyen makine piyasaya sürüldüğü ilk zamanlar başarı basamaklarını tırmanırcasına çıkarak herkesi memnun eder. Üreticisi olan şirket ve mucidi tarifsiz zengin olurlar ancak günün birinde beklenmedik bir hadise gerçekleşir. Mindy birçoklarına göre çağın buluşu olarak nitelendirilse de bazıları için bir tür kıyamet silahı oluverir! Kimler için mi? Diğer taraftakiler için!

Mindy ile çekilen fotolarda aniden çekilirken orada bulunmayan insanlar belirmeye başlar. Önceleri basit teknik bir hata olarak yorumlanır bu durum ancak bu kimliksiz kişilerin fotoğraflarda çoğalmaya başlamasıyla kullanıcılar genelinde bir panik hali başlar. Peki, ama kimdir bunlar ve neden durmadan fotoğraflarda görünmektedirler.

Olay basına gizli olarak araştırılırken nihayet bir sonuca varılır. Varılan sonuç hayli fantastiktir. Fotoğraflarda beliren kişiler daha önce yaşayıp diğer tarafa göçen kişiler yani ölülerdir! Ve dahası Mindy ile çekilen her fotoğraf karesi kendilerini tekrar öldürdüğü iddiası ortaya çıkar ve cümbüş başlar.

Bir tarafta maddi kaygı güden şirket yetkilileri ve emniyet birimleri, diğer tarafta sonsuza dek yok olacaklarından korkan ölüler ordusu. Tabi ki kaçınılmaz savaş böylelikle başlar…

Hayalet ve paralel dünya temalarını ustaca ve eğlenceli bir biçimde işleyen yazar aslında yapıtının alt metninde iyiden iyiye sistem eleştirisi yapar. Kaygılıdır, çünkü teknolojinin fazla kullanımının insanlığa zarar getireceğini bilmektedir. Bu bağlamda Sincaplı Gece bir tür mini-distopyadır diyebiliriz.

Cem Akaş’ın kendine münhasır üslubuyla gayet keyifli zamanlar geçireceğiniz bu eleştirel yapıtını mutlaka okumanızı diliyorum çünkü içinde muhakkak kendinizden bir parça bulacaksınız. Nasıl mı? Tabi ki aşırılık seven bireyler olarak aslında teknolojiyle dalga geçilmemesi gerektiğinin farkına varacaksınız.

Can Yayınları tarafından yakın zamanda raflarda yerini alan bu şaşırtıcı romanı sıkılmadan okuyacağınıza garanti gözüyle bakıyorum ancak belirtmekte fayda var sevgili kitap dostları. Fantastik, bilimkurgu gibi türlerden hoşlanmayan okurlarımıza bu kitap iyi gelmeyebilir. Ama yine de denemelerinde bir sakınca görmüyorum.

Keyifle okunması dileğiyle…

Yazan: Emre Gürkan Kanmaz

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI