KİTAP

Gerilim Dolu 10 Polisiye Roman

okunması gereken 10 sürükleyici polisiye roman

Cinayet, suç, gizem, seri katiller… Polisiye deyince akıllara gelenler… Okumaya başladığınız andan itibaren sizi etkisi altına alıp zamanı unutturacak 10 polisiye roman

 

1- İstanbul Hatırası/Ahmet Ümit

ahmet ümit

Byzantion’dan İstanbul’a uzanan, heyecan yüklü bir serüven…

Ahmet Ümit’in 2010 yılında kaleme almış olduğu polisiye romanı, İstanbul tarihi hakkında pek çok bilgi içermektedir. Ahmet Ümit’in diğer romanlarında da yer vermiş olduğu ana karakterlerden birisi olan Başkomiser Nevzat, bu kitabında da bizlere eşlik ediyor.

Birbiri ardına işlenilen seri cinayetler, Başkomiser Nevzat ve yardımcıları Zeynep ile Ali’ye İstanbul tarihi hakkında bilgi edinmelerini sağlayacaktır. Olaylar çözülmeye başlarken ise Nevzat, hayatını, arkadaşlıklarını, pişmanlıklarını ve anılarını sorgulayacaktır. Elbette ki katiller hiç beklemediğimiz kişiler çıkacaktır.

 

2- Siyah Kan/Jean-Christophe Grangé

siyah kan

Polisiye romanların usta kalemi olan Fransız yazar Jean Christophe Grange Siyah Kan romanı ile okurlarına gerilim dolu anlar yaşatmayı başarıyor. Katilin baştan belli olduğu kitap sizi tam anlamıyla kendine bağlıyor. Bir katilin psikolojisine de değinen kitapta; katilin cinayeti neden ve nasıl işlediği konularına yer veriliyor.

Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır. Siyah kanla çizilmiş bir yol. Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.
PARİS. İlk temas. KUALA LUMPUR. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. KAMBOÇYA. Bal ve Fresk. TAYLAND. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! BANGKOK. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir! Ve PARİS. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor.
ÇABUK SAKLAN, BABA GELİYOR!

 

3-Kırmızı Pazartesi/Gabriel Garcia Márquez

kırmızı pazartesi

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya’da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman.

Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.

 

4- Her Temas Bir İz Bırakır/Emrah Serbes

her temas bir iz bırakır

Emrah Serbes’in bize Ankara sevgisi aşılayan Behzat Ç.’ye hayat verdiği ilk romanı…

Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri… ve Emniyet… Cinayet Masası. Behzat Ç., “yeni müktesebata” uyum sağlayamamış, lambur lumbur, “dişli” bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. “İçimizden birinin” üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil. 1. Amatör’de duran toplara iyi vuran bir stoperken, topçuluğu bırakıp başkalarını tekmelemeye başlamış. Mesela beş lira için kalbinden adam bıçaklayanları, on üç yaşında kızlara tecavüz eden, namus için en yakın akrabalarını vuranları…Kendi adalet anlayışı bakımından sorun yok; “it uğursuz” kimdir, belli gibi görünüyor… Ama acaba öyle mi? Behzat Ç.’yi ve onun adalet duygusunu da rahatsız eden işler olabiliyor bazen hayatta… At izinin it izine karıştığı bir cinayet… Kim, niye öldürsün bu kızı? Hem niye bu şekilde? Siyaset karışmış desek?.. Garip… Öğrenci âlemine, başka âlemlere, ama asıl polis âlemine dikiz atan, entrikası bereketli bir polisiye…

 

5- Şah Mat/Mario Mazzanti

şah mat

Mario Mazzanti’nin ilk polisiye romanı olan Şah Mat, bir seri katil ile suç psikiyatristinin adeta bir satranç oyunu gibi olan mücadelesini anlatıyor.

Suç psikiyatristi olarak polise destek vermekte olan Claps’in suçluların davranış profilini inceleyerek olası şüphelileri tespit etmek gibi çetin bir görevi vardır. Ancak bu sefer ortadaki cinayet hiç de basit değildir. Karşısında acımasız, kararlı, unutulmak istemeyen ve şehrin korkulu rüyası olmayı amaçlayan bir seri katil vardır. Çözüm hep avuç içinde gibidir ama bir türlü ulaşılamamaktadır, aşılan her bir basamak katilin ininin derinliklerine dalmaktan başka bir işe yaramaz.

 

6- Aklından Bir Sayı Tut/John Verdon

aklından bir sayı tut

Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… küçük zarfı aç.”

“Aldıklarını geri vereceksin
Vermiş olduklarını aldığın zaman.
Biliyorum ne düşündüğünü,
Ne zaman uyuduğunu,
Nereye gittiğini,
Nereye gideceğini.
Seninle bir randevumuz var,
Bay 658.”

Sıradanlıklara meydan okuyan, anında başınızı döndürecek ve ilgi çekici karakterlerinin kalp atışlarını tüm gerçekliğiyle hissedeceğiniz bir kitap… Aklından Bir Sayı Tut kolay kolay unutmayacağınız bir roman.

 

7- Doğu Ekspresinde Cinayet /Agatha Christie

doğu ekspresindeki cinayet

Polisiye edebiyatında çok önemli bir yere sahip olan Agatha Christie’nin mutlaka okunması gereken, en ünlü kitapları arasında yer alır “Doğu Ekspresinde Cinayet”.

Kitabın konusu bir trende bulunan cinayet üzerine kurulu. Londra’ya gitmekte olan tren hava şartları nedeniyle yoluna devam edemez. Bu bekleyiş esnasında, trenin odalarından birinde bir ceset bulunur. Kitabın tamamında ise bu cinayeti kimin işlediği araştırılır. Yazarın hemen her kitabında geçen dedektif Hercule Poirot da trende yolculuk yapmaktadır. İşlenen cinayeti çözmek için kolları sıvayan Poirot, trendeki herkesi sorguya çeker. Okurken herkesten şüphelendiğiniz kitap, sizi aynı zamanda düşünmeye sevk ediyor.

 

8-  Ejderha Dövmeli Kız/ Stieg Larsson

Ejderha Dövmeli Kız

41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larssonun zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kızı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi ‘bundan daha iyisi yapılamaz diyebilirsiniz.

“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak.”
-SUNDAY TIMES

“Bu kitabı okumaya başladığınızda, ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…”
-BILD AM SONNTAG

 

9- Morgue Sokağı Cinayeti/ Edgar Allan Poe

Morgue Sokağı Cinayeti

Amerikan edebiyatının dünyaya en büyük armağanı olan Poe’nun kaleminden ürpertici ve hayranlık uyandırıcı bir polisiye öyküsüdür Morgue Sokağı Cinayeti. Bu muhteşem eser aynı zamanda polisiye türünün başlangıcı olarak kabul edilir.

“Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe’den ya da Walter Scott’tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: ‘Bizler adına acı çektiler.'”
– Charles Baudelaire-

 

10- Trendeki Kız/Paula Hawkins

trendeki kız

Yaşadığı sorunlar nedeniyle alkole bağımlı hale gelen Rachel, eşi tarafından ihanete uğrar, işini kaybeder. Bu esnada karşısına çıkan bir çift ona umut kaynağı olur fakat çift dışarıdan göründüğü kadar mutlu mudur? Kadının ortadan kaybolması ile sorular daha karmaşık hale gelmektedir. Peki, katil kim?

Trendeki Kız Paula Hawkins’in yazdığı ilk gerilim polisiye türündeki romanı.

“Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor.”
-Entertainment Weekly-

 

 

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI