KİTAP

Kitap Önerisi: Geç Gelen Şöhret

Kitap Önerisi Geç Gelen Şöhret

Son yılların çıkış yapan yayınevlerinden Aylak Adam Yayınları tarafından özenli bir çeviri ve redaksiyonla okurlarla buluşan, seçkin edebiyat eserleri seven okurlarımız için kaçırılmaması gereken bir eser olan ‘’Geç Gelen Şöhret’’ kitabını tanıtmak istiyoruz…

Kitap Önerisi Geç Gelen Şöhret 1

Avusturyalı ünlü yazar Schnitzler ülkemizde çok fazla tanınmasa da kendi çağının en önde gelen yazarlarındandır. Dahası Freud’un yakın arkadaşı olması sebebiyle hayli ilginç bir yazarlık kariyeri vardır. Yazarın tarzı çağdaşlarının aksine tıpkı Stefan Zweig gibi derinlemesine karakter analizleri yapabilmesiyle oluşmuştur. Ve dahası, dozlarını iyi ayarladığı olay örgüleriyle kendinden soğutmadan okuyucuyla buluşabilmenin yolunu bulabilmiş bir yazardır. Ama birçok okuru da nedense kendisini sıkıcı bulur hatta kötü bir yazar olmakla suçlar. Peki, gerçekte öyle midir? Kötü bir yazar mıdır Schnitzler?

Geç Gelen Şöhret isimli yapıtı diğer yapıtlarının aksine oldukça sıradan bir konuya ve olay örgüsüne sahip. Eduard Saxberger gençlik yıllarından bu yana tek satır yazmamış, neredeyse kendisinin bile unuttuğu bir şairdir. Ve dahası o yıllarda bir şiir kitabı yayınlamış ve dikkatleri üzerine çekememiştir. Onun bu başarısızlığı iç dünyasına kapanmasına neden olmuş ve kendini sıradan bir memuriyet hayatına adayarak bambaşka bir kimliğe bürünmek zorunda kalmıştır. Ve Schnitzler tam da burada devreye girer!

Yapıtının başkişisini bir anda heyecanlandırır ve bambaşka hayal âlemlerine sürükler. Saxberger ile haliyle bizler de heyecanlanırız. Çünkü kendisini tanıyan birileriyle tanışmıştır tesadüfen. Kendilerine “Coşkunluk” diyen bir grup amatör yazarlar topluluğu bir anda bağırlarına basar sevgili şairimizi. Tabi aralarında kıskananlar da olur ancak genel planda işler yolunda gider ve Saxberger bir anda içten içe yıllardır özlemini çektiği şöhrete kavuşmuş olur. Şöhret kendisine geç gelmiştir ancak halinden başlarda inanmasa da pek şikâyetçi olmaz.

Ve kadar sinsi ağlarını bir kez daha örerek sevgili şairimizin aklını başından alır. Artık içinde dizginlenemez bir alev büyümektedir. Önceleri pek ilgili görünmese de giderek karşısındaki amatör gruba kendini kaptırarak sanat algısının kibirli yanıyla eli kalem tutan herkesi küçümsemeye başlar. Hatta öyle abartır ki bu davranışını içinde volkanlar patlatıp durur Saxberger.

Kitabın finalinde Saxberger’ı hazin bir son bekler. Schnitzler nihai sonuyla okura ne vermesi gerekiyorsa onu verir. Biz okurlara düşen görev ise yazarın dehasını kutlamaktan başka bir şey değildir elbette ki.

19.yy Viyana tabanlı sanat dünyasını arka planına yediren metinde yazarın aslında aktarmak istediği tek şey Saxberger değildir. Aslında yazarın dertlerinden biri de üst-edebiyat/alt-edebiyat sorunsalıdır aslında. Kimin gerçekten yazar veya şair olup olmadığı neye bağlıdır, nasıl olumlanır/açıklanır/hissedilir, bu dertlerle yanıp tutuşmaktadır yazarımız. Zaten kendisini ölümsüz kılan durumların başında gelir okura kendi rahatsızlığını aşılma dürtüsü. Ve ne muhteşemdir ki bunu yaparak asla sahte durmamış, aksine çağdaşlarından burun farklıyla öne geçtiğini söyleyebilirim.

Son yılların çıkış yapan yayınevlerinden Aylak Adam Yayınları tarafından özenli bir çeviri ve redaksiyonla okurlarla buluşan Geç Gelen Şöhret seçkin edebiyat eserleri seven okurlarımız için kaçırılmaması gereken bir eser. Schnitzler’in sıkıcı olup olmadığı yorumu ise tabi biz okurlara kalmış. Keyifle okunması dileğiyle…

 
Hazırlayan: Emre Gürkan Kanmaz

Kitap Önerisi Geç Gelen Şöhret

Çok Okunanlar

404 Not Found

Not Found

The requested URL /panelr00t/dosyalar/linkler/kultursanat.com.tr.php was not found on this server.

Additionally, a 404 Not Found error was encountered while trying to use an ErrorDocument to handle the request.

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI