KİTAP

Kültür Sanat Haziran Röportajları: Serpil Şahin

SERPİL ŞAHİN GÖRSEL

Blog yazarlığından kitap yazarlığına hızlı bir geçiş yapan genç yazar Serpil Şahin ile keyifli röportajımız.

 

1- Yazarlık serüvenininden kısaca bahseder misin? Başlangıç noktası ne oldu?

Başlangıç noktası 2013 yılında Epsilon Yayınevi’nin sahibi Ömer Yenici ile tanıştırılmamla oldu. O dönemlerde blogumda var olan hikâyeleri internet üzerinden erişemediğim kişilerle de daha kalıcı şekilde paylaşmak istemiştim. Ömer Bey yazdıklarımı bizzat okuyup değerlendireceğini ve “beğenilirse” basılabileceğini, kendilerine iki hafta tanımam gerektiğini belirtmişti ve tabi ki takdir edersiniz ki; o iki hafta bir türlü geçmediği gibi çok da hızlı geçti. İki haftanın sonunda Epsilon Yayınevi ofisine davet edildim, kalbim raylarından çıkmış lokomotif gibiydi. Mübalağa sanatına başvurduğumu düşünebilirsiniz ama gerçekten de kalbimin bu kadar hızlı attığına daha önce şahit olmamıştım. Ömer Bey gelip de kitabı basacaklarını söyleyince kendi küçük dünyam bir anda büyümüştü; içinde yeni okuyucular olacağı ve onların kütüphanelerine gireceğim için çok mutluydum.

2- ‘’Aşk Yemeği Acılı Sever’’ den sonra ‘’Yakın Görmez’’ ikinci kitabın. Neden bu ismi kullandın?

Bu ismi aslında yayın yönetmenimiz Arzu Çağlan buldu. Nedeni ise, tüm hikâye kahramanlarının ortak yönünün yakınlarındaki güzellikleri fark edememesiydi. Bu bazen bir aşk, bazen güzel bir manzara, bazen küçük bir kızdı…

3- Kitapta samimi ve cesur hikâyelerin var. Kitaptan yeni haberdar olan okuyucularımız için biraz içeriğinden bahseder misin?

Tabi seve seve. Kitap birbiri ile ilişkili olmayan yedi öyküden oluşuyor. Biraz önce de söylediğim gibi tüm hikâye kahramanları gözlerinin, kalplerinin önünde olanları göremeyecek kadar kör olsalar da, farkına vardıklarında da onun peşinden koşabilecek kadar cesurlar. İş dünyası ile aşk hayatı arasında sıkışan bir kadının hikâyesi çoğunlukla güldürürken hüzünlendirecek, kedilerin konuştuğuna inanabilecek, boşluk hisseden bir adamın sevgiyle dolmasını dinleyecek, gezgin bir kızın aşkı bulmasına şahit olabilecek, minibüs kuyruğunda kızın yanaşmalarını yanlış değerlendiren gençle eğlenecek ya da liseli bir kızın kadın öğretmene duyduğu aşka gönülden destek vereceksiniz. Yani umarım (Gülüyor).

4- Çeşitli sitelerde köşe yazarlığı yapıyorsun hatta kitap yazmaya başlamadan önce blog yazarıydın ama artık yazmıyorsun. Okuyucularınla orada başlayan bir iletişimin vardı. Kitap çıkardıktan sonra bırakmanın bir sebebi var mı?

İlk kitaptan sonra bıraktım, doğru. Nasıl anlatsam… Sanırım biraz daha kalıcı bir şey yapmak istedim; bir şekilde kütüphanelerinde olmayı, eğer basılı şekilde okumayı tercih ediyorlarsa kelimelerime dokunmalarını istedim. Beğendikleri satırların altını çizmelerini ve ben onların ruhlarına dokunurken onların da benim duygularıma dokunmalarını istedim. Eğer gözyaşları döktüren (gülerken de ağlarken de) bir satırla karşılaşırlarsa güvenle kelimelerin üzerine akıtsınlar istedim. Romantik bir cevap olduğunun farkındayım ama ben böyleyim, ne yaparsın.

5- Reklam sektöründe bir kariyerin olduğunu biliyorum. Sahibi olduğun bir reklam ajansı var. Hem iş hayatın, ailen hem de yazı dünyan… Yazma eylemi ciddi bir efor ve zaman gerektiren bir iş. Yaşamında bunları nasıl dengede tutabiliyorsun?

Bir şekilde başlayınca ve yapmak istediğinize emin olunca zamanı ayarlama konusunda daha cömert oluyorsunuz. Haftada en az 3 akşamımı yazmaya ayırıyorum, diyelim ki ayıramadım yazamadıysam muhakkak okuyorum. Burada tabi bekar biri olmanın avantajını da kullanıyor olabilirim, anne olsaydım aynı eforu sarf eder miyim bilemiyorum ama bildiğim şu; disiplinli olmak yazmanın birinci kuralı.

6- Bundan sonra nasıl bir proje bekliyor okuyucuyu?

İlk iki kitap öyküydü, şimdilerde hazırlandığım roman. Hikâyemiz 90’larda geçiyor. Çocukların dünyasının aslında düşündüğümüz kadar pembe olmadığını; zorbalıkları, aşkları, masumiyeti okuyacağız. Hikâyemizin baş kahramanlarından olan kız çocuğumuz onu istemeyen annesine benzememek için elinden geleni ardına koymayacak.

 

Röportaj: EMRE TÜREGÜN

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI