KİTAP

Kültür Sanat Kasım Röportajları: Nazlı Karabıyıkoğlu

Kültür Sanat Kasım Röportajları Nazlı Karabıyıkoğlu 1

Öykücülüğün genç yazarlarından Nazlı Karabıyıkoğlu bu ay ki konuklarımız arasında. Kendisi ile İthaki Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan ‘’Gök Derinin Altında’’ kitabı üzerine konuştuk.

1- Nazlı Karabıyıkoğlu kimdir, neler yapar? Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun olduktan sonra sekiz sene kadar özel şirketlerde strateji departmanlarında çalıştım. 2016 başında ise kurumsal kariyerime devam etmemeye karar verdim. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisans çalışmalarına başlayarak hayatımı tamamen edebiyata adamış oldum. Yıllarca dergilerde öykülerle, söyleşilerle ve farklı türde yazılarla yer aldım. İskele, Olivya Çıkmazı ve Hayvanların Tarafı ve şimdi de Gök Derinin Altında isimli kitaplarım yayınlandı. Her günü kitapla, okumayla ve yazmakla geçen biriyim.

2- Ne zamandan beri yazıyorsunuz? Yazmak eylemi sizin için ne ifade ediyor?

Hayli uzun zamandır yazarım fakat yazdıklarını okura sunmak bağlamında soruyorsanız yaklaşık 9 senedir yazdıklarım yayınlanıyor. Yazmak, benim açımdan bedenin varlığını sürdürmesi için -hareketsiz kaldığı durumlarda bile- organların asgari eforla da olsa çalışmasına benziyor sanırım. Nihayetinde, uyurken bile alınan nefes, yastığa değen ten, rüya anında kımıldayan gözler… Hayatta kalmaya devam edebilmek için asgari bedensel faaliyetim yazmak.

‘’BAŞKA TÜRLERDE DE OLDUKÇA ÜRETKEN BİRİYİM’’

3- Daha çok öykü türünde eserler veriyorsunuz. Nereden besleniyorsunuz bu öyküleri oluştururken?

Şimdiye kadar evet, yayınladığım kitaplar öykü türündeydi. Fakat başka türlerde de oldukça üretken olduğumu söyleyebilirim: Söyleşi, seyahat yazısı, araştırma yazıları vb. öyküler özelinde, beslendiğim kaynakları sözcüklerle sınırlamak istememekle beraber genel bir çerçeve çizmek için yoğunlukla doğadan, hayvanlardan ve kozmozdan birtakım öğeler damıttığımı söylemem mümkün.

4- Yakın zamanda İthaki Yayınları etiketi ile raflardaki yerini alan ‘’Gök Derinin Altında’’ kitabınız hayırlı olsun. Kısaca oluşum sürecinden ve içeriğinden bahseder misiniz?

Teşekkür ederim öncelikle. Gök Derinin Altında, dilde yeni bir arayışa girmemle yazılmaya başlandı aslında. Dille beraber mekân üzerine de yoğun düşündüğüm zamanlarda, “yaşadığım yerde aslında yaşamadığımı”, konuştuğum dilin ötesine rüyasal bir zeminde geçebileceğimi fark etmemle öyküler oluşmaya başladı aslında. Lale Müldür’ün “ben bu yerde hiç yaşamadım” dizesi beni zihinsel boyutlarda çıktığım seyahatlere, oradan da fiziki seyahatlere taşıdı. Diğer tarafta ise, cinsiyetler, cinsiyet arasında durmak, cinsiyetsizlik gibi kavramlar vardı. Bütün bunlar araştırıp içine iyice girdikçe şamanizmde cevaplarını bulduğum sorular ürettiler. Kitabı yazarken bir tür hastalık hali süregeliyor fakat o hedeflediğim dili kurabildikçe şamanistik bir şifa da bir yandan beni iyileştiriyordu.

Kitap 4 bölümden oluşuyor: Göğün başladığı yer, şamanın şarkısı, balbalın dili ve göğün bittiği yer. Toplamda 17 öykü bulunuyor kitapta. Her öykü kendi içinde ayrı bir mistisizme sahip. Aynı zamanda çeşitli sanat dallarının da etrafında örülen anlatılar. Sibirya, Yakutistan ve Pasifik’e kadar uzanan bir coğrafyadan damıttığım hikâyeler, bir şekilde gelip İstanbul’da toplanıyor diyebiliriz. Kitapla ilgili daha fazla ayrıntı vermenin, kitabın ruhunu yaraladığını düşünüyorum zira bu türdeşleri arasından sıyrılan özel bir kitap oldu.

‘’OKURLA KARŞILAŞTIĞIMDA, GÖZDE GÖRDÜĞÜM TEK BİR PIRILTI BENİ ÜRETMEYE DEVAM ETMEK HUSUSUNDA KAMÇILIYOR’’

5- Düşüncelerinizi, hislerinizi ya da hayallerinizi, hayalinizde kurguladığınız şeyleri bir başkasının okuması size nasıl hissettiriyor?

Bir başkası okusun diye yazıyoruz, böyle olmasaydı, okuru reddetseydik, yazdıklarımızı hiç yayınlatmazdık. Ben iyi hissediyorum. Zihnimi okura açmak, ürettiklerimi paylaşmak, bana zaten nefes olan “yazmak” eylemine yepyeni anlamlar yüklüyor. Okurla karşılaştığımdaysa, gözde gördüğüm tek bir pırıltı beni üretmeye devam etmek hususunda kamçılıyor. Hayal dünyamı, birkaç yüzyıl öncesine göre artık pek de hoş görünmeyen “gerçek” dünyaya açmak, aynı zihinsel pratiklere sahip olduğum insanlara yeni ihtimallerin kapısını aralayabiliyorsa ne mutlu bana.

Kültür Sanat Kasım Röportajları Nazlı Karabıyıkoğlu 1

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI