KİTAP

Meriç Demiray ile İlk Romanı Üzerine Konuştuk

kırmızı-bir-ölüm

İlk Romanı Kırmızı Bir Ölüm’ü konuşmak üzere senarist ve yazar Meriç Demiray ile birlikteyiz

2018 Nisan ayında hep kitap etiketi ile yayımlanan ilk romanı Kırmızı Bir Ölüm’ü konuşmak üzere senarist ve yazar Meriç Demiray ile birlikteyiz

Kırmızı Bir Ölüm romanınızı yazmanıza sebep olan tetikleyiciler neler oldu?

Bir yol hikâyesi yazmak istiyordum, bisikletle ilgili bir şey yazmak istiyordum ve ana dramatik gelişim sürerken içine minik öyküler yerleştirmek istiyordum. Yazlık yerlerin kışınki halleri, oraların insanları, mevsim olarak sonbahar ve onun muhteşem kederi. Bu tür şeyler sanıyorum.

Romanınızın kahramanı Kahraman, bisikleti ile çıktığı plansız yolculuğunda eskiden geçtiği aynı yollarda pedala basarken zaman zaman geçmişe içsel bir yolculuğa da çıkıyor. Kırmızı Bir Ölüm kitabınız ile okuyucuda oluşturmak istediğiniz duygu ve düşünceler nelerdir?

Yolculuk hem geçmişe hem geleceğe, iki yöne doğru uzar. Hatta Ursula K. Le Guin söylemişti sanıyorum: “Gerçek yolculuk geri dönüştür” der. Dramatik yolculuk geçmiş ve gelecek üzerinde yükselir ve şimdiki zamanı bulur. Meselenin “gitmek”ten çok konfor alanından çıkmak olduğunu, bu yaşamsal cesareti gösterince her şeyin büyülü ve belki zaman zaman sarsıcı şekilde değiştiğini anlatmak istedim. Gittiğin yerden, o romantik “gitme” fikrinden çok, harekete geçmenin, o ilk sihirli adımı atmanın ve bunu ölene kadar sürdürmenin önemine vurgu yapmaya çalıştım.

Herkes kendi hayatının “Kahraman”ı mıdır? Her hayat çok şey yaşamışlığa bakılmaksızın usta bir dil ve anlatım ile roman olabilir mi?

Dramanın konusu kişinin yaşadığı dönüşümdür. Temel olarak “olgunlaşma” sürecini anlatır. Kahraman evden çıkar, çok ilginç şeyler yaşar ve geri döndüğünde artık değişmiş, olgunlaşmıştır. Biz de izleyici, dinleyici ya da okur olarak onunla beraber bu deneyimi yaşarız ve değişime tanıklık ederek bir “kıssadan hisse” çıkarır, kendi değişme imkânımızı sorgularız. Kahraman olmak için o dönüşümü yaşamak ve bunun evrensel bir temaya, anlama tekabül etmesi gerekiyor. Her hayat roman olmaz.

Sizin hayatınızın kırılma noktaları nelerdir ve kendi hayatınızı bir roman karakterinde ya da bir romanın içinde yardımcı bir karakter olarak okuyucularla paylaşmayı hiç düşündünüz mü?

Çok güzel bir soru. Sondan başlayayım: Bunu bu romanda düşündüm. Karakter, Kuşadası’nda benimle karşılaşacaktı ve kendimle biraz dalga geçme imkânı bulacaktım. Ancak özellikle romanın orta kısmında öykü o kadar domine etti ki, biraz onun peşinden gitmek zorunda kaldım. Yer, imkân bulamadım. Ama ileride mutlaka yapmak istiyorum. Hayatımın kırılma noktası annemi kaybettiğim gün sanırım. Orada hayatın bir adaleti olmadığını, çok istesem bile her şeyi başaramayabileceğimi (yeterince uğraşırsam onu iyileştirebileceğimi düşünmüştüm) çok keskin ve yakıcı bir şekilde kavradım -ki “büyümek” denen şey tam da bunları fark ettiğinizde başlıyor.

Senaryo yazmak ile roman, öykü yazmak arasında sizi heyecanlandıran duygu farklılıkları nelerdir?

Temel olarak harekete geçiren şey öykünün size verdiği heyecan, hayata geçirme itkisi bence ve bu hiçbir formatta değişmez. Dramatik yapının temel ve bilinmesi gereken konuları da hiçbir formatta değişmez. Elinizdeki öykünün hangi enstrümana uygun olduğuna karar vermek önemli bir nokta bence. Romanın, öykünün ve senaryonun yazara sunduğu imkânlar çok farklı. Öykünün anatomisine, ruhuna, ihtiyacına göre buna karar vermek gerekiyor.

Üzerinde çalıştığınız başka projeler ve hedefler var mı?

Bugünlerde “Hayal Gücü” isimli projemi hayata geçirmeye çalışıyorum. Etkinliklerin, kursların, deneyim paylaşımlarının yapıldığı, aynı zamanda doğru, yapısı düzgün drama üretilen bir alan. Dizi, sinema filmi ve edebiyat üretimim her zaman devam edecek.

Kultursanat.com.tr ekibi olarak bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.

Ben sizlere teşekkür ederim, umarım insanlar bunu okuduğunda daha mutlu bir ülkeye uyanmıştır, sevgiler, selamlar.

Röportaj: Derya Bilgingil

Çok Okunanlar

404 Not Found

Server Error

404

Page Not Found

This page either doesn't exist, or it moved somewhere else.


That's what you can do

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI