KİTAP

Suat Derviş’i Unutma !

11.-Komünistlik-işsizlik-ve-mahkumiyet

Kadın gibi kadın dedikleri var ya işte bu deyişin vücut bulmuş hali Suat Derviş

Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki kendi ayakları üzerinde durmuş, korkusuzca yaşamış olan Suat Derviş’ten. Avrupa’ya muhabirlik yapmak adına giden ilk kadın gazeteci olur kendisi. 1905 İstanbul doğumludur. Köklü ve zamanına göre ileri görüşlü bir ailesi vardır. Bundandır ki iyi bir eğitim almış, yurt dışına gitmiştir. Almanya’da piyano eğitimi almış daha sonra Edebiyat Fakültesi’ne gitmiştir. Gazetecilik hayatına ilk olarak burada başlamış fakat babasının ölümü üzerine okuldan ayrılarak İstanbul’ dönüş yapmıştır. Hem yazar hem gazetecidir. Gazete haberlerinde kadın sorunlarını sık sık ele almıştır. Kadın gibi kadındır diyorum çünkü O, başkalarının himayesi altında olarak anılmayı reddedip gazeteci yazar Suat Derviş kimliği ile anılmak istediğini söylemiştir. Olay şöyle; Reşat Fuat Baraner’in karısı olarak tanıtıldığı bir yerde hışımla ayağa kalkarak kendisinin yazar Suat Derviş olduğunu, kimsenin karısı olarak anılamayacağını söylemiştir. Yaşadığı döneme göre sesini böylesine duyurmasının, sergilediği bu davranışın kesinlikle tüm kadınlara örnek olması gerekiyor. Gazetecilik ve yazarlıkta oldukça iyi yerlere gelmiştir. Kara kitap ilk romanıdır ve Fosforlu Cevriye ile ölümsüzleşmiştir. Daha sonraları defalarca Fosforlu Cevriye’nin filmleri çekilmiş, hatta şarkısı bile yapılmıştır. Cesareti ile o dönemin girilemeyen tenha İstanbul sokaklarına girmiş, orada keşifler yapmıştır. Sonuna kadar kadın hakları savunucusu olan Suat Derviş 23 Temmuz 1972’de hayata gözlerini yummuştur.

Nazım Hikmet’in Platonik Aşkı Suat Derviş

’Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını; bir kere eğemedim bu kadının başını…’’ diye başlayıp devam eden bu güzel satırlar Nazım Hikmet’in Gölgesi şiirine aittir. Suat Derviş’e derin bir sevda besleyen Nazım Hikmet hiçbir zaman aşkına karşılık bulamamıştır. Sevdiği kadına beslediği, bir türlü karşılık bulamayan duygularının sonucu bu mükemmel şiir meyve vermiştir. Suat Derviş ile Nazım Bey Birinci Dünya Savaşı sırasında Suat Hanım’ın babasına yardım için hastaneye gelmesi sonucu tanışmıştır. Önceleri arkadaşlarken Nazım Bey’in arkadaşça olan duyguları kabararak büyümüş ve sevdaya dönüşmüştür. Fakat hiç karşılık alamamıştır. Her şeye rağmen Nazım Bey her zaman Suat Hanım’ın yanında olmuştur.

Dillere Destan Olan Fosforlu Cevriye

Toplumsal-gerçekçi olarak yazın hayatını sürdüren bir yazar olan Suat Derviş’in hayat verdiği romanlarından şüphesiz ki en içe, en yüreğe dokunanıdır Fosforlu Cevriye. Kitabın adı ana karakterden alınmıştır. İstanbul’un Beyoğlu’nda ki bir karakolda başlar kitap. Cevriye bir sokak kadınıdır ve geçimini böyle sağlamaktadır. Güzeller güzeli Cevriye… Kendisine ait fosforu olduğunu, saçlarının ışıl ışıl parladığını gördükleri için Fosforlu Cevriye demişler. Sokaklar evi olan, gönlüne göre yaşayan, anne baba bilmemiş bir kadın. Suat Derviş o kadar güzel anlatmış ki Cevriye’yi kitabı okurken onunla ne ara arkadaş olduğunuzun farkına varamıyorsunuz. Aslında kitapta birçok toplumsal olaya Cevriye’nin yaşantısı üzerinden eleştiriler var. En başta tenha köşelerde yaşayan kimsesiz çocukların zorla dilendirilmesi, adamların öylece kadınları öldürmesi, o zamanlar devletin kimsesiz çocuklara karşı olan davranış şekli gibi sorunlar eleştiriliyor. Sonra sokak kadınlarına karşı olan kalıplaşmış görüşler Fosforlu’nun Abi dediği, kim olduğunu hiçbir zaman öğrenemediğimiz adama aşık olmasıyla değişmeye başlıyor. Zor zamanında rastladığı bu adam onu ölüm döşeğinden kurtarıyor, hiç kimsenin göstermediği saygıyı gösteriyor ve ona insan gibi davranıyor. Önceleri bu durumu idrak edemeyen Fosforlu Cevriye adamın kendisine karşı olan davranışları ve tavrı değişmeyince anlamaya başlıyor. Adam kadınlığı için değil insanlığı için Cevriye’ye iyilik yapmıştır. Sonraları ortaya çıkıyor gizemli adamın idam mahkumu olduğunu öğreniyoruz. Bu adam ile bir şeyleri anlamaya başlıyor, sokaklara karşı olan düşünceleri ve hareketleri değişiyor. Denizi ve gökyüzünü çok seven, hatta gökten düştüğüne inanan Fosforlu Cevriye’nin hayatı aşık olduğu insanı kurtarmak isterken denizde sonsuzluğa karışmasıyla sona eriyor. Sade ve akıcı anlatımıyla roman hemen bitiveriyor ve öylece bakakalıyorsunuz. Devamını yorumlamayı okuyucuya bırakan Suat Derviş bu eseriyle kadınlar için büyük adımlar atmış. Hele ki yazıldığı döneme bakacak olursak gerçekten cesaret isteyen bir iş. Teşekkürler Suat Derviş ardında böyle dillere destan bir yapıt bıraktığın için.

Yazar: Zeynep Uysal

Çok Okunanlar

404 Not Found

Server Error

404

Page Not Found

This page either doesn't exist, or it moved somewhere else.


That's what you can do

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI