Röportajlar

Kültür Sanat Röportajları: Kerem Fırtına

Oyuncu kimliğiyle tanıdığımız başarılı sanatçı Kerem Fırtına’nın yakın zamanda Destek Yayınları etiketi ile raflardaki yerini alan ‘’En Yakın Arkadaşım Bir Deli’’ kitabı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Ortaokul yıllarında oyunculuğa merak sarmışsınız fakat üniversitede kamu yönetimi okumuşsunuz. Hikâyeyi bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Çocukluğumdan beri siyasal bilgiler fakültesinde okumak istemiştim. 13 yaşında rahmetli babaannemin götürdüğü ‘Çıkmaz Sokak Çocukları’ adlı oyunundan çok etkilenmiştim. Defalarca izledim sonrasında. Mahallemizde amatör bir tiyatro topluluğu kurulmuştu. Onun sınavına girip tiyatro yapmak istedim. Sınav zamanı tiyatroya bir sene ara verip İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdim. Okula girdikten sonra Şahika Tekand – Studio Oyuncuları’nda oyunculuk eğitimi aldım ve oyunculuğa devam ettim.

Okuduğunuz branşla ilgili profesyonel bir çalışma yaptınız mı?

Politikacılık yapmıyorum. Ama siyasetle her zaman yoğun olarak ilgileniyorum. Okuduğum bölümden memnunum. O dersler hobim aynı zamanda.

Sizi oyuncu kimliğinizle tanıdık, bir dönem radyo programcılığı da yaptınız. Şimdi ise yeni kitabınızla karşımızdasınız. Yazma fikri nasıl oluştu ve nasıl gelişti? Bu süreçten bahseder misiniz?
Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi hiçbirini planlayarak yapmadım. Bir şeyin zamanı geldiğini hissettiren olaylar olduğuna inanıyorum. Her birini tetikleyecek durumlar oldu hayatımda. Ben de bu şekilde yön verdim. Gelişine aslında. Kitabı da planlamadım. İçimden taştı.

Kitabı ilk elinize aldığınızda neler hissettiniz? Düşüncelerinizi, hislerinizi ya da hayallerinizi, hayalinizde kurguladığınız şeyleri bir başkasının okuması size neler hissettirdi?
Özel bir şey hissetmedim. Ama bitirdiğim gün rahatlık hissetmiştim. Onun dışında biri okuduğunda ne düşünür kaygısı ya da heyecanı taşımadım yazarken. Taşısaydım bu kadar filtresiz olamazdı sanırım.

‘’En Yakın Arkadaşım Bir Deli’’ ilginç, sürükleyici bir kitap ve insan okumaya başlayınca elinden bırakası gelmiyor. Kitabınızdaki bu özellik bundan sonra yazacağınız hikâyeler için sizin tarzınız olarak devam edecek mi?

Teşekkür ederim. Tarzım olduğunu söyleyebilmemiz için birden çok ürün çıkarmam gerek önce. Şimdilik nasıl bir tarzım olacak, olacak mı bilmiyorum. Ne dürtüyorsa beni onu yazdım. Yazarsam yine öyle olur muhtemel. Ama ilerisi için çok da ahkâm kesemiyorum kendimle ilgili. Belli olmaz.

Kitabın sonunda ikincisi için müjdeyi vermişsiniz diyebiliriz. Çalışmalara başladınız mı?

Evet. Yazmaya değil, nasıl aktaracağımla ilgili düşünmeye başladım.

Kitabınızı sinema ya da tiyatroya uyarlamayı düşünür müsünüz?

Tiyatro oyununa uyarlama projemiz var Toy Sahne’den Cengiz Temel ile. Ama kitap daha çok yeni. Muhtemel sezon sonuna doğru olur. Nisan-Mayıs ayları olabilir.

Oyunculuk, radyo programcılığı, yazarlık gibi çalışmalarınızdan edindiğiniz hayata dair kazanımlar neler oldu?

Henüz bilmiyorum. Bir kazanım oluyorsa, olanları sonra anlayacağım sanırım.

Oyuncu olmanın sizde yarattığı en büyük farkındalık ne oldu?

Bilmiyorum deyip geçiştirmiş olmayayım. Ama inanın bilmiyorum. Bir şeyler oluyor elbet…

Bize değerli zamanınızı ayırıp sorularımıza içtenlikle cevap verdiğiniz için Güncel Kültür Sanat Dergisi ekibi adına teşekkür ederim. Son olarak 2018 yılı için dilekleriniz?

Ben teşekkür ederim. Sağlık konusunu dilekten saymıyorum. O olmazsa hiçbir şey olmaz. Barış diliyorum. En acil ihtiyacımız bu diye düşünüyorum. Huzurlu seneler.

Röportaj: Deniz TÜREGÜN

You may also like