SERGİ

İtalyan Tasarim’ına Yolculuk

milan_triennale

Tasarım denince hem moda da hem ürün tasarımında ilk akla gelen ülkelerden biri olan İtalya’dayız

Tasarım denince hem moda da hem ürün tasarımında ilk akla gelen ülkelerden birindeyiz. İtalya’nın en gelişmiş ve metropolitan şehri Milano, tasarımın başkenti olarak akıllara çoktan kazındı. Şehrin bizi hayran bırakan kusursuz giyimli insanlarla dolu olmasının ve şehrin her köşe başında bir tasarım butiğinde kendimizi bulmamızın bir sebebi var tabii. İtalyanlar moda, estetik ve tasarım konusuna kendilerini yıllar boyu vermiş ve bu sektörde bir marka haline gelmeyi başarmışlar.

Milano’nun en büyük parkı Parco Sempione’nin içinde bulunan tasarımda öncü La Triennale müzesi sezona yine harika sergilerle başladı. Triennale, Milano’ya gittiğinizde mutlaka uğramanız gereken sanat ve tasarım duraklarından biri. Tasarım alanının önde gelen yazarlarından Chiara Alessi kuratörlüğünde düzenlenen Il Design Italiano sergisi şu sıralar Milano’nun ilgi odağı.

Bu sene 11. kez düzenlenen Italyan tasarımı sergisinde İtalyan tasarımının tarihi, öyküleri, 20. Yüzyılın ikonik eserleriyle size renkli ve keyifli bir gün yaşatacak nitelikte. Sergide Coğrafya, İletişim, Politika, Teknoloji ve Ekonomi olarak kategorilenmiş farklı disiplinler çağdaş tasarımın bir analizi ile yorumlanmış. Karşılaşacağınız 180 eser 1902-1998 yılları arasından ve çoğu Triennale Tasarım Müzesi’ nin Kalıcı Koleksiyonundan ve İtalyan tasarım tarihinin çok çeşitli ve muazzam tasarımları.

Girişi ışıklı tünel şeklinde tasarlanmış sergiye, 1902-1945 yılları ile başlıyorsunuz. Kronolojik olarak sıralanmış tasarımlar 1984-1998 yılları ile son buluyor. Serginin 1998 yılı tasarımlarıyla son bulma sebebi ise son yirmi yılı geride bırakarak, bizlere, günümüze, uzaktan bir kritik ve analiz yapma şansı vermek. Serginin sonuna geldiğinizde son 20 yılımızda ki büyük değişiklikleri, bilimin ve teknolojinin hayatımızdaki etkilerini düşünmek için müzenin park manzaralı kafesi nefis İtalyan kahvesi ile sizi bekliyor.

Achille Castiglioni, Alessandro Mendini, Gaetano Pesce, Ettore Sottsass tasarımları arasında kaybolurken aynı zamanda İtalyan tasarımcılarla firmaların deneysel malzemeler ve teknoloji alanındaki yeniliklerini görme şansı elde ediyorsunuz. Bu süreç, tasarımların hem satışı hem de uzun ömürlülüğü için kaliteli ürünlere dönüştürme yeteneklerini de gözler önüne seriyor. Serginin size verdigi en enteresan mesajlarından biri ise tasarımların belli bir rayicinin olmadığı. Ikonik tasarımların prototiplerini de bünyesinde bizle buluşturan Triennale, sergi bitiminde bu prototipleri açık artırma ile satışa sunacakmış. Bu şekilde gerçekten hangi tasarımın kaça alıcı bulacağı öngörülemez olacak.

Italyan tasarımının fenomen ekibi olan Memphis tasarımları da serginin tabii ki olmazsa olmazları arasında. Memphis, 80’lerde Ettore Sottsass’ın genç İtalyan mimar ve tasarımcıların girişimi ile uluslararasi alanda başarılı isimlerle kurulmuş. Tasarımdaki önyargıları yıkma ve yaratıcılıkta, tasarim tarihinde bir çığır açan bu ekibin felsefesi ise yeni şekiller, materyaller ve desenlerle yenilikçi bir tasarım anlayışı yaratmaktı. Memphis hareketi “Yeni Tasarım”ın neredeyse efsanevi bir sembolü haline geldi ve etkisi birçok tasarım alanında hala çok güçlü. Ettore Sottsass Carlton Kitaplığı da ikonların arasında yer alıyor. Abet Laminati tarafından üretilen kitaplık Memphis tasarım devriminin ilk eserlerinden diyebiliriz. Fonksiyondan çok form, renk ve sembolik objelerin ön planda olduğu bu felsefeyi benimseyen tasarımcılar arasından Michele De Lucchi’nin gruba tasarladığı ilk sandalyi de yakından inceleme fırsatı buluyorsunuz.

Benim favorilerimden biri Alessandro Mendini’nin Proust Koltugu. “Zaten hersey mevcut” felsefesiyle yeni bir tasarımın değil, malzemenin “yenilik” olacağını deneyimlemiş. Mendini’nin Paul Signac tablolarının boyama tekniğinden esinlenerek kendi elleriyle boyadığı koltuk harikalar diyarından çıkmış gibi. Bu buluşu farklı prototiplerle çeşitlendiren Mendini, Proust’u mermer, seramik gibi beklenmedik malzemelerle farklı boyutlarla da hayata geçirmiş.

Sizin de yolunuz Milano’ya düşecek olursa, 20 Ocak 2019 tarihine kadar Triennale Tasarım Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Il Design Italiano sergisinde zamanın nasıl geçtiğini farketmeden gününüzü yarılayıp sonrasında ise müzenin terasında bulunan Terrazza Triennale Restaurantında prosecconuzu yudumlayıp İtalyan lezzetleriyle keyifli bir akşam geçirebilirsiniz.

Yazan: Cansu Göksu

Çok Okunanlar

404 Not Found

Server Error

404

Page Not Found

This page either doesn't exist, or it moved somewhere else.


That's what you can do

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI