SİNEMA

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler

Untitled design (1)

6 Ekim tarihinde vizyona girecek olan 8 filmi sizler için derledik.

BABAM

Nihat Durak’ın yönettiği Babam, genç öğretmen Feride’nin hayatlarına dahil olmasıyla zihinsel engelli oğluna bakışı değişen Yusuf’un hikâyesini anlatıyor.

BABAM

Yusuf Tunalı (Çetin Tekindor) batmakta olan sardalya konserve fabrikasını kurtarmaya çalışırken, karısının ölümüyle zihinsel engelli oğlu Arif’le (Berker Güven) baş başa kalır. Oğlunu, engeli sebebiyle yıllardır kabullenememiş Yusuf için bu durum büyük bir sınav olacaktır. Genç öğretmen Feride (Melisa Şenolsun), atanamadığı için Yusuf’un fabrikasında çalışmaya başlar. Arif, Feride’nin ilgisiyle kabuğundan çıktıkça, Yusuf’un da Arif’e olan bakışı değişir. Yusuf, Feride ve Arif’in yaşadıkları, çevrelerinde olup bitenler, bu üç insanı birbirine daha da yakınlaştırır. Yusuf içinde saklı olan iyi insan, Feride ve oğlu Arif’in etkisiyle gün yüzüne çıkmaya başlar. Dertleri ve sorumlulukları Yusuf’un kendisinden hiç beklenmeyecek sürpriz kararlar almasına yol açar.

BLADE RUNNER 2049: BIÇAK SIRTI 

RYAN GOSLING and Director DENIS VILLENEUVE and Sylvia Hoeks on the set of Alcon EntertainmentÕs sci fi thriller BLADE RUNNER 2049 in association with Columbia Pictures, domestic distribution by Warner Bros. Pictures and international distribution by Sony Pictures Releasing International.

Bir devam filmi olan Blade Runner 2049’da ilk filmdeki hikayenin üzerinden geçen 30 yıl sonrası anlatılmaktadır. Los Angeles Polis Departmanı’nda görev yapan Memur K, toplum yaşamını kaosa sokacak olan ve uzun zamandır saklı kalan bir sırrı açığa çıkartır. Bir felaketi önleyebilmesi için eski ödül avcısı Rick Deckard’ı bulup ondan bazı sorularına yanıt alması şarttır.
Başrollerinde Ryan Gosling ve Rick Deckard rolünde Harrison Ford’un boy göstereceği filmin kadrosunda Jared Leto, Robin Wright, Ana de Armas, Carla Juri, Mackenzie Davis, Barkhad Abdi, David Dastmalchian, Hiam Abbass, Lennie James ve Dave Bautista’yı bulunduran devam halkasının yönetmenliğini Denis Villeneuve üstleniyor. Filmin senaryosunda ise Hampton Fancher ve Michael Green imzası var.

DÖRT KÖŞE

Ömer Faruk Yardımcı’nın yönettiği Dört Köşe, haksız yere gözaltına alınan dört kişinin, yaşadıkları haksızlıklar sonrası uygulamaya koydukları büyük plana odaklanıyor.

DÖRT KÖŞE

İstanbul’da herhangi bir gün… Nev-i şahsına münhasır dört karakter, bir nezarethane… Ve bir plan!

Aynı gece, aynı nezarethanede bulunan Aşkın, Emel, İrfan ve Muzo haksız yere gözaltına alınmışlardı. Bu onların yaşadığı ilk haksızlık da değildi üstelik! Peki ne yapacaklardı?…

Birlik olup, düzene karşı “Biz de varız ulan, buradayız, yaşıyoruz.” demek için bir hırsızlık tezgâhladılar. Hak yiyerek güçlü olandan çalıp, yaşadıkları tüm haksızlıkları sıfırlayacaklardı. Hedefleri ise cesaret isteyecek türdendi. İstanbul’un en karanlık, en güçlü adamı Timsah Hamza… İşte asıl hikâye böyle başladı…

KERVAN 1915

KERVAN 1915

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı topraklarına giren Ruslara Anadolu’daki Ermenilerin destek verme ihtimali üzerine Osmanlı hükümeti, Ermeni isyanlarını önlemek için 1915’de Ermeni tehcirini onaylar.
On yıl önce bir deniz kazasında kaybettiği kocasının bir gün çıkıp geleceğini saplantı haline getirmiş Hayganuş, Salim’in işini zorlaştırmaktadır. Üstelik Hayganuş, Salim istememesine rağmen hamile kız kardeşi ile bunak kayınvalidesini gizlice kafileye dâhil etmiştir. Hayganuş’un ailesini bir arada tutma gayreti ise kızı Suzan ile Katırcı Salim’in en güvendiği adamı Ahmet’in ilk görüşte birbirine âşık olmasıyla sonuçlanacaktır. Salim, Ahmet’in hisleri ile duygudaşlık kuramayacaktır. Çünkü ona göre Ahmet emanete ihanet etmiştir.
Onlarca insanın sorumluluğu, sevdiği adamının “ihaneti” Katırcı Salim’i yıldıracak mıdır?
Taşıdığı her emaneti sahibine teslim etmekle nam salmış Salim bu sefer başarabilecek midir?

KORKU KAYITLARI

Xavier Gens’in yönettiği The Crucifixion, bir gazetecinin şeytan çıkarma sırasında birini öldürdüğü gerekçesiyle suçlanan bir rahibin hikâyesini araştırmasını konu ediniyor.

_MGL3657.CR2

Gerçek hayat olaylarına dayanan bu filmde; bir rahip, şeytan çıkarma eylemini üzerinde gerçekleştirdiği bir rahibeyi öldürdüğü gerekçesiyle hapis cezasına mahkum edilir; bir araştırmacı gazeteci, bu kişinin aslında zihinsel olarak hasta birisini öldürüp öldürmediğini veya bu iddiaların yanlış olup olmadığını ve onun sadece şeytani bir varlıkla yaptığı savaşı kaybedip kaybetmediğini belirlemeye çabalar.

ÇAVDAR TARLASINDAKİ ASİ

Çavdar Tarlasındaki Asi, Amerikan edebiyatının kurallarını yıkıp, yeniden tanımlayan J.D. Salinger’ın hayatını odağına alıyor.

ÇAVDAR TARLASINDAKİ ASİ

Efsanevi J. D. Salinger’ın dünyası, çağımızın en şöhretli, tartışılan ve bilmecelerle dolu yazarlarından birini şekillendiren deneyimleri gün yüzüne çıkaran bu filmle hayat buluyor. Renkli 20. Yüzyılın ortalarında, New York’ta geçen Çavdar Tarlasındaki Asi, genç Salinger’ın (Nicholas Hoult) sesini arayışının, sosyete meşhurlarından Oona O’Neill (Zoey Deutch) ile yaşadığı gönül ilişkisinin ve İkinci Dünya Savaşı cephelerindeki mücadelesinin izini sürüyor. Bunlar, ona bir gecede şöhretin -iyi ve kötü- kapılarını aralayan ve onu hayatının kalanında toplumdan uzak bir yaşam sürmeye iten başyapıtı Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı ortaya çıkaran deneyimlerdir.

MY LİTTLE PONY FİLMİ

Jayson Thiessen’in yönettiği My Little Pony Filmi, ekibin Ponnyville’i tehdit eden güçlere karşı mücadelesini anlatıyor.

From L to R: Fluttershy (Andrea Libman), Rarity (Tabitha St. Germain), Applejack (Ashleigh Ball), Rainbow Dash (Ashleigh Ball), Pinkie Pie (Andrea Libman) and Twilight Sparkle (Tara Strong) in MY LITTLE PONY: THE MOVIE.

From L to R: Fluttershy (Andrea Libman), Rarity (Tabitha St. Germain), Applejack (Ashleigh Ball), Rainbow Dash (Ashleigh Ball), Pinkie Pie (Andrea Libman) and Twilight Sparkle (Tara Strong) in MY LITTLE PONY: THE MOVIE.

Karanlık bir güç, Ponyville’i tehdit ediyor ve Mane 6 – Twilight Sparkle, Applejack, Rainbow Dash, Pinkie Pie, Fluttershy ve Rarity; Equestria’nın ötesinde unutulmaz bir yolculuğa çıkıyor, bu yolculuk sayesinde yeni arkadaşlarıyla ve heyecan verici zorluklarla karşı arkadaşlığın büyüsünü kullanarak evlerini korumaya çalışıyor.

NUBLU

Sercan Sezgin’in yönettiği belgesel, New York’un eski usul caz müzik geleneğini devam ettiren mekânlardan Nublu’yu ele alıyor.

NUBLU

Nublu, New York’un eski usul müzik geleneğini yaşatan caz mekânlarından biri. İlhan Erşahin’in kurduğu ve yönettiği Nublu, farklı tarzlara sahip sanatçıların, kendi seslerini buldukları ve geliştirdikleri, birbirlerini aile bildikleri bir yer. Sercan Sezgin’in belgeselinde, East Village’deki daha eski caz kulüplerinin tarihçesini dinliyoruz; Nublu Orkestrası, Butch Morris, Henry Threadgill, Sun Ra Arkestra, Brazilian Girls, Jojo Mayer ve daha pek çok müzisyenin performanslarını izliyoruz. Konserlerden ve sohbetlerden birer parmak bal çalan belgesel, tıpkı Nublu gibi, müzikler ve anlar arasında gidip geliyor.

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI