RÖPORTAJ

Kültür Sanat Mart Röportajları: Zafer Algöz

ZAFER ALGÖZ GÖRSEL

Türkiye’nin önemli aktörlerinden Zafer Algöz ile 23 Şubat’ta vizyona giren ‘’Görevimiz Tatil’’ filminin gala gününde bir araya geldik ve laf lafı açtı. İşte keyifli röportajımız!

Kültür Sanat Mart Röportajları Zafer Algöz

Öncelikle yoğun programınızda bize ayırdığınız vakit için teşekkür ederiz. 23 Şubat’ta vizyona girecek olan ‘’Görevimiz Tatil’’ filminin başrolünde yer alıyorsunuz. Senaryoyu okuduğunuzda sizi içine çeken şey ne oldu?
Birincisi bir ailenin parasızlık yüzünden yıllarca tatile çıkamaması ve en nihayetinde karavanla bir tatil denemesi yapıyorlar. Tatilde karavan arıza yaptığı için bir köye geliyorlar, köylüler bu aileyi misafir ediyorlar karavan tamir edilinceye kadar. O arada köylülerle arkadaş olunca bakıyorlar ki köyde zeytin ağaçlarının kesilip imara açılmasını ilgili köylüler arasında muhalif bir durum oluşmuş birbirlerine karşı. Hikayenin bu kısmı benim çok hoşuma gitti. Çünkü hep hayatım boyunca şöyle düşünürüm; zeytin ağaçları gerçekten çok kutsal ağaçlardır, tüm dini kitaplarda da zeytin ağacı hep mübarek ağaç olarak nitelendirilir. Üstelik zeytin ağacı deyip geçmemek lazım, 1000 hatta 1200 yaşında olan zeytin ağaçları var gözümle gördüm. Onun içinde zeytin ağaçları konusunda böyle hassasiyet gösteren temasının olması birde Türkiye’de kadın komedyen oyuncu çok zor yetişiyor. Bu anlamda benim şahsi düşünceme göre Türkiye’de kadın oyuncu olarak Yasemin Yalçın, Demet Akbağ ve Demet Evgar bu üç ismi çok kıymetli komedyenler olarak görüyorum. Yasemin ile çalışma şansına sahip oldum bir iki defa. Demet (Evgar) ile de çalışma şansı buldum Yahşi Batı’da. Onun dışında Demet (Akbağ) benim Yasemin Yalçın’dan ve Demet Evgar’dan tabi ki çok eskiden, gençlik yıllarından tanıdığım bir arkadaşım ve dostum. Camia içerisinde yıllarca görüşüz fakat bir türlü projede denk gelememiştik. Sonunda bu projeyle birlikte oynamak kısmet oldu. Demet (Akbağ) ile oynamak bana çok cazip geldiği için bu projede olmayı kabul ettim.

Biraz anlatır mısınız filmi, oynadığınız karakteri… Nasıl hazırlandınız Sıtkı Mutlu karakterine?
Sıtkı biraz cimri bir adam. Hani bizim Anadolu deyimi ile sineğin yağını çıkaracak kadar cimri bir karakter. O yüzden ailesiyle birlikte hiç tatile çıkamamış. Tatil demek zaten masraf demek. O yüzdende Sıtkı’nın işine geliyor, masraf çıkmamış oluyor. Ama neticede bir doktor tavsiyesiyle ‘’artık sizin tatile çıkmanız gerekiyor’’ dediğinde o da diyor ki ben bu tatile çıkacaksam bari karavanla çıkayım daha ucuza getiririm. Ucuz ve bakımsız bir karavan aldığı için yine yolda mağduriyetler geliyor başlarına.

‘’BEN DAHA ÇOK SENARYONUN VE İŞİN GÜZELLİĞİYLE İLGİLENİYORUM’’

Sizi genellikle komedi işlerinde görüyoruz. Sizin tercihiniz mi yoksa dram projeleri için teklif mi gelmiyor?
Yok geliyor. Ben sadece komedi filmlerinde oynamadım. ‘’Salkım Hanımın Taneleri’’ filminde oynadım, ‘’Dedemin İnsanları’’ filminde yardımcı bir rol oynadım. Şuan aklıma gelmeyen oynadığım çok ciddi karakterlerde var. Ben daha çok senaryonun ve işin güzelliğiyle ilgileniyorum. Bizdeki kavramlar biliyorsunuz biraz karışık, sadece komedi oynayanlara komedyen diyoruz ama yabancılarda komedyen dedikleri zaman her şeyi oynayabilen aktör demek karşılığı. Onun içinde ben komedyen olarak değerlendiriliyorsam bu benim için büyük bir onurdur, hiç bunda mütevazilik gösteremem kimse kusura bakmasın. (Gülüşmeler)

Kültür Sanat Mart Röportajları Zafer Algöz 1

Bugüne kadar sizi tiyatro sahnesinde, televizyonda ve beyazperdede birçok önemli rolde izledik. Dile kolay tam 40 yıl! Bu durum size ne hissettiriyor?
Mutlu oluyorum ama zamanın çok çabuk geçtiğini görüyorum. Tiyatroda oynadıklarınız unutuluyor, çünkü tiyatro başka bir şey. Herkesin yapabileceği bir sanat dalı değil. Tiyatroda oynadığınız zaman o gece ne oynadıysanız salonda sizi seyreden insanlarla birlikte paylaşıyorsunuz ve unutuluyor yani. O an insanlar sizi görüyor ve bitiyor ama Tv dizisi, sinema yapmak başka bir şey. Tv dizisi yapmak haftalık dergi çıkarmak gibi bir uğraş yani. Sinemanın güzel yanı canınız bir şey seyretmek istediğinde internetten indirebiliyorsunuz, ya da daha sonra Tv’de görülüyor. Ama ben sinemayı hep sinemada seyretmek daha doğrudur diye düşünüyorum.

‘’CANLANDIRDIĞIM TÜM KARAKTERLERİN YÜREĞİMDE AYRI BİR YERLERİ VAR’’

Her oyuncunun hayal edebileceği kadar fazla, farklı karakterler canlandırdınız. Kendinizi en yakın hissettiğiniz rol hangisiydi?
Ben daha çok farklı farklı karakterleri oynamayı seviyorum. Sürekli aynı karakteri oynamak bana göre değil. Bir Karadenizli karakterini canlandırdınız diye sürekli Karadenizli karakterini oynamak pek benim tercih ettiğim yol değil. Onun için ben sevdiğim senaryolarda hep o karakter olmaya çalışıyorum, onu benimsiyorum. Bir anda arkadaş oluyorum onunla, sahip çıkıyorum. Öyle olduğu içinde bu karakteri daha çok sevdim, öbürüne hiç ısınamadım gibi bir durum olmadı benim için. Hepsinin yüreğimde ayrı bir yeri var.

‘’İLK KİTABI SEVENLER İNANIYORUM Kİ BU İKİNCİ KİTABI DA ÇOK SEVECEKLER’’

Kültür Sanat Mart Röportajları Zafer Algöz 2

Geçtiğimiz yıl, bu zamana kadar sahnede yaşadığınız hikâyeleri bir araya topladığınız ‘’Haşırt Dı Bilekbord’’ adlı kitabınız yayınlanmıştı. Şimdi ise ikinci kitabınız ‘’Keş On Dı Teybıl’’ ‘’Görevimiz Tatil’’in vizyon günü ile aynı gün raflarda olacak. Çifte mutluluk diyebiliriz. Hangi maceralarınız var yeni kitabınızda?
Evet kitabımın çıkma ve filmin vizyona girme tarihi tesadüfen denk geldi (Gülüyor). Bu devam kitabı aynı zamanda. Birinci kitabımı yazmamda beni daha çok arkadaşlarım, dostlarım teşvik ettiler. Çünkü 15 yaşından beri oyunculuk sanatıyla ilgileniyorum ve birçok insanla hem sinemada, hem tiyatroda yaşadığım ve kendime göre komik bulduğum anılarım vardı. Bunları hep arkadaşlarıma anlattığım zaman bir stand-up tadında şunu da anlat, ne olur bunu da anlat diye sürekli kalabalık önünde anlatmaya teşvik ederlerdi. Bir gün dediler ki bu anlatmakla kalmasın sen bunları yaz. Yaz ki en azından bilmeyenlerde bu hikayelerden fikir sahibi olmasını sağla dediler. Zaten o anıları bir yere not etmiştim ben, sanki günün birinde yazacakmışım gibi. Aslında hiç yazmaya niyetli ve hevesli biri değilimdir, biraz tembelimdir o konuda. Can Yılmaz beni çok teşvik etti, İnkılap Yayıncılık’ta çok ilgilendi. Doğrusu ben bu kadar talep göreceğini tahmin etmedim birinci kitabın. Fakat hızlı bir biçimde beğenilince bana bir cesaret verdi. O yüzden ikinci kitap için 5-6 ay öncesinden ana iskeletini oluşturmuştum. Hatta bazı karakterleri de bir depoya attım ki üçüncü kitap olursa bunları da orada yazarım diye. İlk kitabı sevenler inanıyorum ki bu ikinci kitabı da çok sevecekler.

Kültür Sanat Mart Röportajları Zafer Algöz 3

İlk kitap kadar ikinci kitabınızın ismi de oldukça ilginç. Nasıl oluştu kitabın ismi?
İlk kitabımın ismini biliyorsunuz Cem (Yılmaz) önermişti, ikincisinin de isim babası kendisidir. Bir filmin galasından ya da bir dizinin tanıtımından çok farklı bir şeymiş kitap yazmak. Sizin kaleminizden çıkan bir şey olduğu için tek başınıza bire bir muhatapsınız, onun yarattığı zevk güzel bir şey.

‘’BİR OYUNCU İÇİN BENCE EN KIYMETLİ YER TİYATRO SAHNESİDİR’’

Malum 27 Mart Dünya Tiyatro Günü. Bu vesileyle sizin ve tiyatroya kalbini vermiş herkesin Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun diyoruz. Tiyatro’nun sizin için anlamı ve önemi nedir?
Bir oyuncu için bence en kıymetli yer tiyatro sahnesidir. Çünkü herkes kolay kolay tiyatro oyunu yapamaz. Hayatında hiç oyunculuk yapmayan insanlarla sinema yapabilirsiniz, Tv’ye dizi de yapabilirsiniz ama tiyatro oyunu yetenekli insanların yeridir. Orası çünkü sahici bir yer. Tiyatro sahnesi oyuncunun kendini geliştirme yeri, her oynayışta bir eksiğinizi ve artınızı görüyorsunuz. Karşınızdaki oyuncu iyiyse onun oynadığı bir güzelliği görüyorsunuz, birbirinizi denetliyorsunuz, uyarıyorsunuz, kondisyonunuz gelişiyor. Bitiminde de zaten muhteşem bir alkış gelirse Allah’tan daha ne istersin. (Gülüyor)

Koyu bir Beşiktaş’lı olduğunuzu biliyoruz. Bu sene şampiyon kim olur?
Beşiktaş olur (Gülüşmeler). Benim tahminimce bu hafta Fenerbahçe’yi yenerek Türkiye ligine ağırlığını koyar. Çünkü zaten 2 yıldır Beşiktaş şampiyonlar liginde çok güzel işler yaptı. Avrupa’nın çok önemli takımlarıyla kafa kafaya daha iyi top oynayarak kendi yeteneğini geliştirdi.

Umut Duran: Bu keyifli sohbetimiz için Güncel Kültür Sanat Dergisi ekibi ve kendi adıma çok teşekkür ederim.
Zafer Algöz: Ben teşekkür ederim.

Röportaj: Umut DURAN

Çok Okunanlar

404 Not Found

Not Found

The requested URL /panelr00t/dosyalar/linkler/kultursanat.com.tr.php was not found on this server.

Additionally, a 404 Not Found error was encountered while trying to use an ErrorDocument to handle the request.

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI