RÖPORTAJ

Özgürcan Çevik & Pelin Akil & Furkan Andıç Röportajı

Özgürcan Çevik & Pelin Akil & Furkan Andıç Röportajı

Ekim sayımızın bir diğer konukları 20 Ekim’de vizyona girecek olan ‘’Damat Takımı’’ filmi başrol oyuncuları Özgürcan Çevik, Pelin Akil ve Furkan Andıç ile birlikteyiz. İşte keyifli sohbetimiz…

‘’BİZ EĞLENEREK, İNANARAK VE ÇOK EMEK VEREREK BİR FİLM ÇEKTİK’’

1- Muhteşem üçlü ile birlikteyiz, aramızda bir çiçek var  Yeni filminiz hayırlı olsun, umarız gişesi bol bir film olur. Ekibe nasıl dahil oldunuz?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Aslında projeye başlarken yönetmenimiz ve senaristimiz Doğacan Anafarta beni düşündüğünü fakat Şevkat Yerimdar dizisi sebebiyle zamanlama olarak uygun olamama ihtimalim olabileceğini de düşündüğünü söylemişti. Fakat biz o süreçte dizinin 13 bölümünü çekip 1,5 aylık bir süre çekimlere ara vermiştik. Filmde de rol arkadaşım aynı zamanda tiyatroya birlikte başladığım dostum Özgün Aydın dizi çekimimizin bir süre ara verdiğini ve zamanlama olarak müsait olduğumu belirtmesi üzerine hemen yapımcımız Kanat Doğramacı ve yönetmeniz Doğacan menajerimle iletişime geçip bana ulaştılar ve bir araya geldik.
PELİN AKİL: Senaryodaki bütün karakterler her oyuncunun oynamak isteyeceği roller arasında. Sera’da öyle. Özellikle Ömer’e olan ilgisiyle birlikte, bir de Ömer’e dans etmeyi öğrettiği sahneler hem romantik hem de çok komik. Sera için yönetmenim ve yapımcım direkt beni düşündüklerini ve ajansım Gaye Sökmen aracılığı ile benimle iletişime geçtiklerini söylediler. Senaryoyu okurken çok eğlendim ve içinde olmak istedim. Seçilen oyuncu kadrosu da okuduğumda tam gözümde canlanan karakterler oldu.
FURKAN ANDIÇ: Teşekkürler. Açıkçası mart ayında senaryoyu okuma fırsatı buldum. Bu benim ilk filmim. Bu yüzden bugüne kadar oldukça seçici davranıyordum. Ancak Damat Takımı’nı okuyunca farklı bir şey hissettim. Filme konu olan arkadaş grubu ve yaptıklarını, benim özel hayatımda sahip olduğum arkadaş grubuna yakın hissettim. O kadar samimi ve gerçek geldi ki, beni o günlere götürdü ve o anılarımı canlandırabileceğim bir işte yer almak beni çok heyecanlandırdı. Ardından yönetmenimiz ve yapımcımız ile tanıştık. Onların da konuya yaklaşımı, hedefleri ve iletişimlerini görünce bu filme dahil olmam gerektiğine inandım.

 

Özgürcan Çevik & Pelin Akil & Furkan Andıç Röportajı 2

 

2- 20 Ekim’de vizyona girecek olan ‘’Damat Takımı’’ bir romantik komedi filmi. Kısaca canlandırdığınız karakterlerden ve filmden söz eder misiniz?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Filmde Can karakterini canlandırıyorum. Can; bu gurubun en fırlama olanı. Ama gruptaki diğer tüm arkadaşları gibi; gerektiğinde birbiri için her türlü zorluğu da yaşamayı göze alan bir karakter. Filmde karakterin fırlama ve muzip tarafı ön plana çıkıyor. Can bu 5 gün içinde kız arkadaş bulma ve lise anılarını canlandırma eylemini organize eden karakter.
PELİN AKİL: Küçüklüklerinden beri kardeş gibi olan 5 erkek arkadaşın hikâyesi aslında Damat Takımı. Aralarından Yiğit’in evlenme kararıyla birlikte diğer dördünün düğüne yalnız gitmemek için kız arkadaş bulma çabalarını ve bu kısa süreçte çocukluk anılarını yâd etme hikâyesini anlatıyor film. Bu da onları oldukça komik bir duruma sürüklüyor. Ben de bu gruptan Ömer’in, ona aşık yakın kız arkadaşını oynuyorum. Tabi süreçte ilişkileri ne boyuta girer, nasıl şekillenir onu da hikâyeyi izlediğimizde göreceğiz (Gülüyor).

FURKAN ANDIÇ: Ömer lise yıllarında yakışıklılığının faydasını çok görmüş birisi. Ancak ilerleyen yıllarda kendini bu konuya çok kaptırdığı için bireysel ve kariyer anlamda gelişme göstermekte zorlanmış. Şimdilerde kendine güveni eskiye nazaran daha zayıflamış. Ama arkadaşlarının yanında son derece rahat ve özgür. Çünkü onlar Ömer’in güvenli bölgesi. Arkadaşları ile hep birlikteyken hepsi özgür hissettikleri için hepsi çocuk kalıyor. Filmde de bu sıkı dostların arasından birinin evlenme kararı almasıyla tüm ekibin aklında şu soruyu doğurdu: Büyüyor muyuz? Bunun endişesine kapılan kahramanlarımız, düğünden önce eski günlere dönecekleri bir dönem yaşıyorlar.

 

 

3- Seyirci filme neden gitmeli?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Çünkü daha Türkiye’de bu konsept de böyle bir komedi filmi yapılmadığını düşünüyorum. İzlendiği zaman Türkiye’de yapılmış ”şu filme benziyor” diyebileceğimiz bir örneği yok yani. Ayrıca hikâyesi, kurgusu ve oyuncuların karakterlerini canlandırma metodlarıyla çok çok eğlenceli bir film oldu.
PELİN AKİL: Sırf gülmek eğlenmek için gitmeli. Alışagelmiş bir komedi ve çekim mantığı yok yönetmenimiz Doğacan Anafarta’da. Daha önceki filmi “Biz Size Döneriz”i izleyenler de bilir. Montaj tekniği, sahne geçişleri, enerjisi çok başka ve sıra dışı bir yönetmen. Bu yüzden de onunla çalıştığım için çok mutluyum. İzleyen de ödediği biletin hakkını fazlasıyla alacak diye düşünüyorum.
FURKAN ANDIÇ: Bu film ve Doğa Can Anafarta’ın ilk filmi Türkiye sinemasına yeni nesil bir romantik komedi türünün öncüsü olduklarını düşünüyorum. Oyuncuların bu yeni türe hızlı adapte olması ortaya çok güzel bir film çıkardığını düşünüyorum. Oyuncular arası da iletişim çok hızlı gelişti. Bunun da çıkardığımız işe yansıdığını %100 eminim. Seyircilerimizi eğlenceli ve bol kahkahalı ve içinde dostluğun barındığı sıcak ve gerçek bir komedi vaat ediyoruz.
4- Oyuncu olmaya ne zaman karar verdiniz? Süreçten bahsedebilir misiniz?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Ortaokulda eğlenceli bir öğrenciydim. Oyuncu olmaya 13 yaşında karar verdim. Bu kararı verdikten sonra da; hayatıma ve eğitimime bu hedef doğrultunda yöne vermeye karar verdim. Lisede okulun tiyatro grubuyla, hedefimin ilk adımlarını atmış oldum ve oyunlar sahnelemeye başladık. Sonrasında Üniversite de ilk önce turizm ve otelcilik bölümünü okudum, mezun olduktan sonra yeniden sınava girerek 2. üniversite olarak Bilkent Üniv. Tiyatro-Oyunculuk bölümünü kazandım. Mezuniyetimin hemen ardında da Ankara Sanat Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuk hayatım başlamış oldu. 2010 yılında da Türkan Saylan’ın hayatını anlatan ‘’Türkan’’ dizisinde rol almak üzere İstanbul’a geldim ve hem İstanbul serüvenim hem de TV-ekran da olma sürecim başlamış oldu. ve devam eden başka dizi projeleri ile, rol aldığım sinema filmleri ile süreç bugüne geldi..
FURKAN ANDIÇ: Oyuncu olmaya animatorlük yaptığım dönemde sahneye ilk çıktığımda beni çeken bir şeyler olduğunu fark ettim. İlk zamanlar doğru yerde doğru zamanda olmam ve şansımın yaver gitmesi bana yardımcı oldu. Ama daha sonra bu işin ne kadar keyifli, teknik ve derin bir meslek olduğunu farkettikten sonra çok çalışarak kendimi mesleğe adadım.

 

Özgürcan Çevik & Pelin Akil & Furkan Andıç Röportajı 1

 

5- Oyunculuğunuz konusunda kendinizi eleştiriyor musunuz? Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Tabii ki eleştiriyorum. Tiyatroda kendimi dışardan durup izleyemediğim için eleştirebilmem pek mümkün olmuyor. Ancak oyunun bir video kaydı varsa ordan izlediğim zaman sahnedeki performansımı eleştirebiliyorum. Oysa TV de her hafta kendimi izleyip, eleştiriyor ve ‘şöyle yapsaydım-böyle oynasaydım’ diye yorumlayabiliyorum. Bunun da sonunun gelmeyeceğini düşünüyorum. Bu işi yapmaya devam ettiğim sürece; ‘’her zaman daha iyisi olmalı’’ mantığı ile kendimi eleştiricem (Gülüyor).
Kendimi geliştirmek adına; işimin getirdiği etik bir kural olarak oyundan önce ya da sette sahneden önce kendime bakmaya çalışıyorum, fiziksel olarak kendime özen gösteriyorum, içinde bulunduğum sektörü- yapılan güzel işleri takip etmeye çalışıyorum, okuyorum.

PELİN AKİL: Her zaman eleştiririm ama bu biraz mesleki deformasyon. Eleştirmek için izlemek gibi bir şey oluyor bir süre sonra. Çünkü sonu yok hiçbir zaman ve hep daha iyisi olacağını biliyorsun, ne yaparsan yap yetmiyor. Bu nedenle kendimi geliştirmek için de okuyorum, izliyorum, gözlemliyorum. Farklı bir insanla tanışmak, onunla vakit geçirmek bile oyunculuğunu geliştirmen adına bir fırsat. Bu anları kullanıyorum. Bazen öyle kişilerle tanışıyorsunuz ki “Böyle bir karakteri canlandırsam ‘büyük oynuyorsun’ derler” diye düşündüğüm oluyor. Oynayacağım karakterlerin hayatlarına indiğim zaman dışarıdan aldığım her şeyi buralara küçük küçük yerleştiriyorum.
FURKAN ANDIÇ: Evet. En çok yaptığım şeylerden bir tanesidir. Gelişimime hız ve fayda kattığını düşünüyorum. Bir hocam bana zamanında eğer bir şeyi gerçekten başarmak istiyorsan, bunu kendine sen söyle demişti. Başkalarının sana söyleyeceği şeyler, senin sana söyleyeceğin şey kadar etki etmez. Bu yüzden kendini dinle diye de ekledi. Ben bu fikre çok saygı duyuyorum ve bir önceki Furkan’a baktığımda bir sonraki Furkan’ın neler yapmaması gerektiğini görüyorum. Ne kadar katı ve sert eleştirilerde bulunursam, o kadar faydalı olacağına inanıyorum. Bu beni demorilize değil, motive ediyor.

 

 

6- Tiyatronun hayatınızda ki yeri nedir? Daha çok sinema veya dizi projelerinde mi bulunmak istiyorsunuz?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Tiyatronun benim hayatımdaki yeri çok büyük, her şeyden önce ben sahne üzerinde olmanın verdiği haz sayesinde oyunculuğu seçmeye karar verdim. Tiyatro bölümünde eğitim aldım ve profesyonel meslek hayatıma da tiyatrocu olarak başladım, halen de devam ediyorum. sadece son 1 yıldır başrolünde olduğum dizi projesinin yoğun tempoda devam eden çekimleri sebebiyle tiyatrodan uzak kaldım ama boşluk bulduğum ilk fırsatta yeni bir oyunun içerisinde yer almak istiyorum. Aslında şu an içinde bulunduğum durumdan çok memnunum; içime sinen projeler olduğu sürece dizide de, sinema filminde de ya da bir tiyatro oyununda da oynuyorum. Oyunculuğumu bu anlamda kategorize etmek istemiyorum, hepsinin arasında kurduğum dengeden çok mutluyum.
PELİN AKİL: Her sene tiyatro yapıyordum ama bu sene dizi ve sinema filmi yoğunluğundan tiyatroya maalesef vakit ayıramadım. Ayrı bir sorumluluk, ayrı bir özveri tiyatro. Kestik, tekrar alalım gibi bir şey söz konusu olmadığı için asıl oyuculuğun keyfini tiyatroda alıyorum açıkçası ve eksikliğini çok hissediyorum. Dizilerde oyunculuk çalışma koşullarından, yetiştirme derdinden kaynaklı uzun süren set saatlerinden dolayı bir bakmışsın görev haline geliyor. Ama tiyatro öyle değil, sadece “o an” var, olmak istediğin yerdesin…
FURKAN ANDIÇ: Dizi veya sinema ile bakıldığında tiyatronun apayrı bir derya olduğunu düşünüyorum. Ve layıkıyla yapılması gerektiğine inandığım için, bugüne kadar kendimi tiyatro sahnesi için yeterli vaktim olmadığından dolayı tiyatro deneyimimi olamadı. Tiyatroya çok saygı duyuyorum ve çok yapmak istiyorum. Bir gün mutlaka. Ancak kişisel olarak sinemanın büyülü dünyası, dinamikleri ve matematiği benim daha çok ilgiimi çekiyor. İleriye baktığımda kendimi daha çok ekran karşısında görüyorum.

 

 

7- Sohbetimizin sonuna doğru gelirken biraz daha kişisel sorular sormak istiyorum. Aşk hayatınız nasıl gidiyor? Malum aranızda evli olan bir tek Pelin Hanım, oraya ayrı geleceğim.
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Aşk hayatım çok güzel gidiyor. 3 yıldır birlikte olduğum; çok sevdiğim saygı duyduğum bir kız arkadaşım var.
FURKAN ANDIÇ: Tam bir aşk insanıyım diyebilirim. Aşkın kadın-erkek ilişkilerine bakış açıma ve olgunlaşmama çok büyük katkıları olduğunu düşünüyorum. Bu katkıların sonucunda hayatımın bu döneminde farklı odaklara sahibim. Bu yüzden şu sıralar aşk hayatımda herhangi bir hareketlenme olduğunu söyleyemem.

 

Özgürcan Çevik & Pelin Akil & Furkan Andıç Röportajı 3

 

8- Evlilik nasıl gidiyor Pelin Hanım? Çocuk düşünüyor musunuz?
PELİN AKİL: Güzel gidiyor… Evde beraberiz, “Çember” işinde beraberiz… Aramızda “tatile ayrı mı çıksak acaba?” esprisini yapıyoruz  Çocuk da istiyoruz evet, ama Allah bilir zamanını… (Gülüyor)
9- Kariyeriniz için çizdiğiniz hedefler var mı?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: her ne kadar oyunculuğumu kategorize etmek istemesemde; kariyerime ağırlıklı olarak Tiyatro sahnesinde ve sinema beyaz perde de devam etmeyi hedefliyorum, planlıyorum. Şu an çok erken olmakla birikte ileride yönetmenliği de denemeyi istiyorum.
PELİN AKİL: Beraber çalışmak istediğim yönetmenler, oyuncular var. Onun dışında yurt dışında da yabancı yapımlarla çalışıp tecrübe edinmek gibi bir dileğim var. Bir de iyi bir müzikalde oynamak. Şarkı söylemeyi ne kadar çok sevdiğimi cümle alem biliyor artık (Gülüyor).
FURKAN ANDIÇ: Var. Öncelikle oyunculuk konusunda programlı bir eğitim alarak gelişimime katkı sağlamak istiyorum. İleri vadede ise kendi yazdığım bir senaryoyu film yapmak istiyorum. Bunun için oyunculuk dışında kamera arkası eğitimleri de almak hedeflerimin arasında.

 

 

10- Güncel Kültür Sanat Dergisi ekibi adına bu güzel sohbetiniz için çok teşekkür ederim. Son olarak eklemek istedikleriniz?
ÖZGÜRCAN ÇEVİK: Bizlere yer verdiğiniz için teşekkürler. Biz çok eğlenerek, inanarak ve çok emek vererek bir film çektik. Umarım tüm bu enerji izleyiciye de geçer ve beyazperde de onları çok güldüren hedefine ulaşan bir film olur (Gülüyor).
PELİN AKİL: Komedi filmlerine her zaman ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. İyi bir mizah anlayışıyla yapılan filmlerden bahsediyorum. Bu filmimiz de aynen bu bahsettiğim türden bir film. Emeği geçen herkese şimdiden çok teşekkür ederim…
FURKAN ANDIÇ: Çok teşekkürler. Başta da söylediğim gibi Türkiye sinemasına yeni bir yaklaşım gösterebilecek genç yönetmenlerin arasında geldiğine inandığım Doğa Can Anafarta’nın bu filminde yer aldığım için çok mutluyum. Umarım bu yenilikçi yaklaşım benim kadar herkese keyifli bir sinema deneyimi yaşatır.

 

Röportaj: Emre TÜREGÜN

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI