SİNEMA

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…11

28 Haziran 1945 tarihinde İstanbul Eyüp’de bir kız çocuğu dünyaya geliyor ve sonra o kız çocuğu halkın ‘’Sultan’ı’’ oluyor. Evet, o kız tam olarak Türkan Şoray. Keşfedilme ve kariyer hayatının başlangıcına kısaca değinelim. Kendisi tesadüflerin getirisi ile sinema sektörüne giriş yapıyor ve devleşiyor.

Sanatçı Olmaya Adım Adım

Babasının ilgisizliği sebebiyle annesi kendisine ve kız kardeşlerine bakmak zorundaymış. Sürekli çalıştığı için Türkan Şoray ve kardeşleri anneannesi ve dedesiyle birlikte yaşarmış. Şans işte bir gün dışarıya çıkmış, insanlar koşa koşa bir yere gidiyormuş. Küçük Türkan’da kalabalığın arasına karışmış. Meğerse sinema filmi çekiliyormuş orada yıldız da Muhterem Nur’muş. İmza almaya gitmiş kızımız sonra da filmde oynaması için teklif gelmiş. Teklifi yapan kişi Memduh Ün’müş. Tabi küçük kız şaşırmış ve korkmuş. Hızla oradan uzaklaşmış. Yani aslında sanatçı Türkan Şoray ilk Memduh Ün tarafından keşfedilmiş. İkinci tesadüf ise yeni taşındıkları evde komşularının Emel Yıldız oluşuymuş. Emel Hanım Türkan’ı çok severmiş bir gün onu çalıştığı sete götürmüş. İşte tam orada sadece 14 yaşında olan Türkan Şoray Türker İnanoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı Köyde Bir Kız Sevdim’in başrolünde oynanması istenerek sinema sektörüne giriş yapmış. Aslında başrol Emel Yıldız’ınmış ama kısmet Türkan Şoray’ınmış. Bundan 4 sene sonra 1964 yılında Altın Portakal ödülünü almış. Kendisi dünyada en çok başrol oynayan kadın oyuncu unvanına sahiptir. Böyle başlayan sinema hayatı 30.06.2018 tarihinde oyunculuğu bıraktığını açıklaması ile sona ermiştir. Maalesef kaliteli senaryolar olmadığı için oyunculuğu bıraktığını söylemiştir. Bu üzücü haberin üzerine işte sizlere kendisinin oynadığı 10 unutulmaz sinema filmi ve karakterleri:

1.Selvi Boylum Al Yazmalım

Tabi ki ilk sıraya Selvi Boylum Al Yazmalım’dan başka bir film yazılamazdı. Replikleri ve müziği ile hafızalara kazınan, başrolünü Kadir İnanır ile paylaştığı bu film unutulmazların ilk sırasında yer alıyor. Mutlu son dayatmalarını yıkan yapıtta Türkan Şoray Asya, Kadir İnanır İlyas karakteri ile çıkıyor karşımıza. Asya çok güzel bir kızdır. Hani köyün en güzelidir denebilir. İlyas ile evlenmek için evden kaçar. Düğün dernek yapılır fakat resmi nikah kıyılmaz. Sonra bir oğulları olur. Derken İlyas’ın işleri kötüleşir ve kamyonunu satması gerekir. Asya buna engel olmak için İlyas’ın patronuyla görüşmeye gidince kötü kalpli birisi İlyas’ı doldurur. İlyas Asya’yı döver ve oğluyla karısını yapayalnız bırakır. Daha sonra İlyas’ın sekreteri ile birlikte olduğunu görünce düşer yollara. Yolda Cemşit ile tanışır, bu adam evini açar Asya ile oğluna. Günler geçer ve Cemşit ile Asya evlenir. Kader ya işte kocası bir gün yaralanmış olan adamla çıkagelir. Yaralı adam İlyas’tır. Yine yolları kesişmiş fakat çok farklı yerlerde meydana gelmiştir bu olay. İlyas Asya ile tekrar birlikte olmak onunla gelmesini istemektedir. İşte tam o anda hafızalara yer etmiş meşhur replikler dökülmüştür Asya’nın ağzından. ‘’Sevgi neydi? Sevgi iyilikti…’’ Cemşit’in yanında kalır ve İlyas tek başına gider. Bu başyapıt da böylece sona erer. Asya sevgisine rağmen yanında olan insana ihanet etmiyor, onu öylece bırakıp giden İlyas’a kanmıyor. Çok etkileyici ve sağlam bir karakter, sanki Türkan Şoray’ın üzerine dikilmiş.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…

2-Vesikalı Yarim

Daha 23 yaşında gencecik bir kadınken Türkan Şoray (Sabiha) başrolü İzzet Günay (Halil) ile paylaşıyor. Pavyonda konsomatrislik yapar Sabiha. Güzelliği, işvesi, cilvesi, insanı derinden etkileyen bakışlarıyla anında dikkatleri üzerine çeker. Bir gün manavlık yapan Halil pavyona gelir ve ikisi de ilk görüşte aşırı etkilenir birbirinden. Aşık olurlar işin aslı. Sonraları Sabiha işe gitmeyi de bırakarak tamamen Halil’e adar kendisini. İşte aşk hikayesi ya bu can alıcı noktası gelir, Halil’in evli ve iki çocuğu olduğunu öğrenir Sabiha. Bir ailenin yıkılmasına sebep olamayacak kadar yüreği güzel olduğu için aşkını kalbine gömer ve Halil’i kendisinden soğutmak için elinden gelen her şeyi yapar. İşe geri döner sonra Sabiha yüzünden bir adamı bıçaklar ve hapse girer. Bu süre zarfında hiç ziyarete gitmez yüreği yana yana evinde oturur. Cezası bitip hapisten çıkan Halil pavyona gider, Sabiha onunla dalga geçer, rencide eder. Daha fazla dayanamayıp sonra da sarılır. Kendisiyle dalga geçilen Halil gözünü karartır ve Sabiha’yı bıçaklar. Sabiha suçu üstlenir, kendisini bıçakladığını söyler. Hastaneden çıkar, her şeyi geride bırakıp sadece aşkıyla olmak ister. Önemli olan sadece sevgi, aşktır. Tam Halil’in yanına geldiğinde asıl dram boy gösterir. Sabiha çocukların babalarına sarıldıklarını görür ve yine yüreği el vermez. İçi acıyla dolar öylece oradan uzaklaşır. Kara sevda dedikleri gerçek olur. Sanatçı Türkan Şoray öyle içten öyle derinden oynamış ki Sabiha’yı adeta yaşamış, yaşatmış bütün o duyguları. İzleyenlerin gözleri dolar mutlaka o derece güzel bir film olmuş. İyi ki sinema sektöründe böyle bir kadın yer almış.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…1

3.Sultan

Bu film ile Türkan Şoray yine oyunculuğunun hakkını vermiş. Böylesine bir yapıt unutulmaz filmler arasına alınmasa büyük yanlış olurdu. Burada Bulut Aras eşlik ediyor Türkan Şoray’a. Bulut Aras yani Kemal muhtarın çapkın oğlu, Türkan Şoray yani Sultan ise mahallenin en güzel kadını, 4 çocuklu bir dulu canlandırıyor. Sultan 4 çocuklu olmasına rağmen kimseye boyun eğmeyen, kendi ekmeğini kendi kazanan, çocukları için yaşayan bir annedir. Kimsede gözü yok, tek derdi çocuklarının karnını doyurmaktır. Sert, kendinden emin bir kadındır. Gece kondu da yaşayıp kıt kanaat geçinmeye çalışmaktadır. Eli maşalı derler ya aynen öyle işte. Bir de bu Kemal var. Kafayı Sultan’a takmış baya. Ama Sultan’ın o taraklarda bezi yoktur. Tabi dul olunca talibi de çoktur. Derken gönlünü Kemal’e kaptırmaya başlar. Kemal’de kandırır kızı, evlenme vaatleriyle. Sonra Sultan Kemal’in niyetinin başka olduğunu anlar. Bir de başka kadınla birlikte olduğunu duyunca silahı kaptığı gibi Kemal’i vurmaya gider. İşte tam burada Türkan Şoray oyunculuğu zirveye çıkarmıştır. Her filminde olduğu gibi yaşamış, yaşatmıştır. Daha sonra Kemal’e değmezsin deyip vurmaktan vazgeçer. Bu olay üzerine Kemal Sultan’a gerçekten aşık olduğunu anlar. Tabi filmde sadece aşk yok. Toplumsal sorunlara da yer verilmiş. O sıra muhtar gecekonduları belediyeye satar ve yıkım için işlemler başlar. Sultan ise kendi emekleriyle yaptığı gecekonduyu kendisi yıkar. Çünkü kendi yaptığı için, o kadar emek harcayıp uğraştığı için orası ona aittir. Bir başkasına değil. İşte en sonda da Kemal ile evlenirler. Film böyle bitiyor. Otoriter ve baskın bir karakterin hakkından Türkan Şoray başarıyla gelmiştir.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…2

4.Dönüş

Filmin neredeyse her saniyesi duygu yüklü ve izleyenleri derinden etkiliyor. İzleyip ağlamamak resmen imkansız. Türkan Şoray karşımıza sadece Gülcan olarak değil, yönetmen olarak da çıkıyor. O kadar yetenekli ki hem başrolde oynuyor hem de sinema filminin yönetmenliğini yapıyor. Diğer başrolü de İbrahim karakteriyle Kadir İnanır oynuyor. Gülcan yine köyün en güzel kızı tabi bu değişmez bir şey ayrıca film olduğu için değil gerçekte de öyle. İbrahim ile evlenir. Kocasına çok aşıktır ve kısa zaman sonra oğulları olur. İbrahim köy yaşantısından ve insanlarından hiç memnun değildir. Çalışmak için Almanya’ya gitmeye karar verir. Hiç düşünmeden karısını ve oğlunu arkasında bırakır. İlk zamanlar mektuplar yazar, Gülcan bu mektuplarla avunur. Fakat okuma yazma bilmez ve okuma yazma öğrenmek için köydeki öğretmenden yardım ister. Yalnız ve çok güzel olması Yeşilçam’ın olmazsa olmazlarından olan köyün ağası figürünün dikkatini çeker. Tabiri caizse ağa kafayı Gülcan’a takar. O sırada İbrahim mektup göndermeyi tamamen keser. Çünkü Almanya’da bir kadınla evlenir üstüne bir de oğlu olur. Tabi Gülcan’ın bunlardan haberi yoktur. Sonra bu ağa kızı elde edemeyince iftira atar, üstüne adam salar. O sıra Gülcan’ın oğlu boğulur ve ölür. Türkan Şoray sanki gerçekmiş gibi, gerçekten çocuğu ölmüş gibi oynuyor o sahneyi. Ciğerleri dağlıyor adeta. Oğlunu kara toprağa veremez, gömmez. İbrahim’i bekler. Almancı İbrahim Gülcan’ın yanlış yola düştüğüne dair haber alır. Namusunu temizlemek için karısı ve çocuğunu alarak Türkiye’ye döner. Dönerken kaza yaparlar, kendisi ile karısı ölür. İşte Gülcan’da kazayı görür ve içimize işler o anları. Sarılır İbrahim’ine arabadan küçük çocuk çıkar ellerini uzatır. Arka fonda ise ‘’Gelecektin gelmez oldun…’’ Sanatçı nedir, kime denir? Türkan Şoray tam olarak bu sorulara cevap veriyor.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…3

 

5.Dila Hanım

Klasiklerden birisidir bu film. Türkan Şoray denildiğinde akla ilk gelenlerdendir aynı şekilde. Öyle çok iz bırakmış ki kalplerde. Türkan Şoray Dila Hanım rolü ile karşımıza çıkarken Kadir İnanır Rıza karakterine can veriyor. Dila sert mizaçlı, kimseye tenezzül etmeyen bir kadındır. Sağlam bir karakteri vardır. Kocası Rıza tarafından öldürülür. O da Rıza’yı bulup öldüreceğine ant içer. Tabi olaylar istenen şekilde ilerlemez. Çünkü Dila Rıza’nın kim olduğunu bilmeden ona aşık olur. Sonra öğrenir aşık olduğu adamın kim olduğunu. Öldürmeye kararlıdır, omzundan vurur. Rıza Dila’ya zorla sahip olur. Öylece çekip gider. Bizim kız kesin karar verir, bu sefer Rıza’yı öldürecektir. İstanbul’da bulur onu, haberi zaten gelmiştir Rıza’ya. Bir partide kesişir yolları. Rıza başlar zeybek oynamaya tüm heybetiyle. Dila ise aşık, vuramaz sevdiği adamı. Memleketine geri döner. Kader ya işte bir düğüne katılır ikisi de. Yine zeybek oynamaya kalkar Rıza bu sefer elini Dila’ya uzatır. Elini tutan Dila onunla oynamaya başlar. Ne yazık ki mutlu sonla bitmiyor film. Onlar oynarken el ele vurulurlar. Gözyaşları yine sel, yürekler yine hafif burkulur. Sanatçı Türkan Şoray geleneğini elden bırakmaz ve üzerine adeta dikilmiş olan karakteri yaşar, yaşatır.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…4

6.Azap

Her filmin hakkından ustalıkla gelen Türkan Şoray bu filmde bağrı yanık bir anneyi öyle içtenlikle oynuyor ki, her izlendiğinde aynı etkiyi bırakıyor insanda. Sinema sektöründe sanatçı olarak kalmayıp, yönetmen koltuğunda da yer aldığı bilinir. Bu yapıtta onlardan birisidir. Elif ana olarak karşımıza çıkıyor güzel oyuncu. Evladı için yapmayacağı şey olmayan, ona kendisini adamış bir ana. Köyde yaşar ve oğlu çok hastadır. Oğlunu alıp yola koyulur, tedavi ettirmek için İstanbul’a getirir. İstanbul’da zengin bir adamın iyileşmesi için böbreğini bağışlar. Adama umut bağlar ve doğuştan hasta olan çocuğunun sağlığına kavuşacağını düşünür. Fakat hiçbir şey umduğu gibi gitmez. Özellikle film anneleri çok derinden etkiliyor. Türkan Şoray anne karakterinin hakkını veriyor ve yine yaşıyor, yaşatıyor.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…5

7.Devlerin Aşkı

Yine bir Kadir İnanır-Türkan Şoray ikilisi beyaz perdede boy gösteriyor. Türkan Şoray Türkan, Kadir İnanır Tarık karakterine can veriyor. Türkan manikürcü zengin olmak isteyen genç, güzel bir kadındır. Tarık maddi durumu çok da iyi olmayan bir şofördür. Sevgili olan bu ikili Türkan’ın zenginlik sevdası yüzünden ayrılır. Aradan uzun zaman geçiyor. Sonra Tarık Süreyya adında bir adamı ölmekten son anda kurtarıyor. Tarık yaptığı şeyin karşılığı olarak Süreyya’nın evine geliyor. Süreyya’da baya zengin öyle böyle değil. Derken evde karşısına Türkan çıkıyor. Kaderin bir oyunu işte. Süreyya anlıyor yavaş yavaş ne olduğunu. Bunlar da hala aşık birbirlerine. Süreyya iş için yolculuğa çıkıyor Türkan’ı Tarık’a emanet ediyor. Her şey eskiye dönüyor ve tekrardan sevgili oluyorlar. Yolculuktan dönen Süreyya’yı Türkan bırakıyor, ilişkiyi bitiriyor. Adam da kadını takip ettiriyor, öldürtecek. Durumu anlayan çift ise ölümü birlikte kabul ediyorlar. El ele evlerinden çıkıyorlar. Tam adamlar ateş edip öldüreceklerken Süreyya vazgeçiyor. Film mutlu sonla bitiyor ve sinema sektörünün en çok ses getirenlerinden birisi olarak tahta oturuyor.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…6

8.Bodrum Hakimi

Dram, hüzün, aşk üçgeni içerisinde yer alan bir başyapıt. Türkan Şoray filme yönetmenlik de yapıyor. Sanatçı ve yönetmen olup ikisinden de alnının akıyla çıkmayı başaran nadir insanlardan. Partneri ise endamı yeter dediğimiz Kadir İnanır. Nevin (Türkan Şoray) Bodrum’a atanmış bir hakim, Ömer (Kadir İnanır) Bodrum’un saygın beyefendisidir. Sert mizaçlı, adaletin emin ellerde olduğu Nevin insanlar tarafından çok sevilir. Bir gün yolda yürürken gölün etrafının çitle çevrili oluğunu görür. Olayın ne olduğunu sorduğunda Ömer’in gölün sahibi olduğunu bu sebeple çitlerle çevrili olduğunu öğrenir. Evlerine jandarma yollatır. Bir hışımla adliyeye giden Ömer hakim hanıma ilk görüşte aşık olur. Duyguları karşılıklıdır ve evlenmeye karar verirler. O sıra Ömer adam öldürmüştür fakat suçu başkası işlemiştir. Bunu öğrenen Nevin’e Ömer suçunu itiraf eder. Sonunda da Ömer hapse girer, kavuşamazlar. Sert, otoriter karakterlerde gösterdiği üstün başarıyı sanatçı Türkan Şoray bu filmde de aynı şekilde göstermiştir.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…7

9.Güllü Geliyor Güllü

Hep dram olacak değil ya işte neşeli, güldürü unsuru çok olan iç ısıtıcı bir film. Türkan Şoray başrolü yakışıklı oyuncu Ediz Hun ile paylaşıyor. Bu eserde özellikle Türkan Şoray’ın canlandırdığı Karadenizli Güllü karakteri sanatçıyı gerçek bir Karadenizli gibi karşımıza çıkarıyor. Karadeniz ağzını yaparken o yörenin insanından bir farkı kalmıyor adeta. Her rolde başarılı bir kadın. Keşke oyunculuğu bırakmasaydı. Konuya bakacak olursak Güllü kan davası için İstanbul’a davalısı Ali’yi (Ediz Hun) bulmaya gider. Ali adını değiştirmiş Taka Nuri oluş yetmemiş bir de kabadayı olmuştur. Güllü ile Taka Nuri’nin bol komik diyaloglu hikayesi beyaz perdeye aktarılmıştır. Her izlendiğinde mutlaka tebessüm edilen güzel bir Türkan Şoray filmidir. Özellikle sanatçı yaptığı Karadeniz ağzı ile izleyiciler tarafından çok beğenilmiştir.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…9

10.Kara Gözlüm

Sanatçı Türkan Şoray’ın gözlerinin güzelliği ile büyük bir uyum içerisinde olan filmin adı yapıtta izleyicinin dikkatini çeken ilk şey oluyor. Adıyla bile büyük merak uyandırıyor yani. Yine muhteşem bir Kadir İnanır-Türkan Şoray filmi çıkıyor karşımıza. Balıkçılık ile geçimini sağlayan, herkes tarafında çok sevilen, kara gözlü güzeller güzeli Azize (Türkan Şoray) şarkı söylediği sırada bir gazino sahibi tarafından keşfedilir. Aynı gazinoda garsonluk yapan yakışıklı, derin bakışlı Kenan (Kadir İnanır) Azize’ye içten içe yangındır. Onun için gizli gizli besteler yapar. Aşk, müzik, heyecan üçgeni içerisinde içleri ısıtan bir aşk hikayesi beyaz perdeye yansıtılıyor. Azize karakteri sinema sektöründe Türkan Şoray için büyük başarı getirmiştir.

Sinema’dan Bir Sultan Geçti…10

Yazan: Zeynep Uysa

 

Çok Okunanlar

404 Not Found

Server Error

404

Page Not Found

This page either doesn't exist, or it moved somewhere else.


That's what you can do

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI