TİYATRO

Bir Evlilikten Sahneler

NIL

Ingmar Bergman’ın kadın-erkek ilişkisinin röntgenini çektiği Bir Evlilikten Manzaralar, Serap Matyaş tarafından Bir Evlilikten Sahneler ismiyle tiyatroya uyarlandı.

Scener ur ett äktenskap / Bir Evlilikten Manzaralar; İsveç televizyonunda dizi olarak yayınlanmış, sinema için kısaltılmış versiyonu ile Altın Küre başta olmak üzere pek çok ödül kazanmış bir Ingmar Bergman klasiği… Zaman içinde Woody Allen, Richard Linklater ve nicelerini etkileyen bu eser, Bergman’ın kariyerinde pek de Bergman işi gibi durmaz aslında. Rengarenk atmosferi kadar sapsade içeriğiyle şaşırtır Bergman severleri. Bir Evlilikten Manzaralar bir açıdan da tiyatroya çok ama çok uygun malzemeye sahiptir. Bu uygunluktan yola çıkan Serap Matyaş, yerli ve kadınsı dokunuşlarıyla Bergman’ın eserini, Bir Evlilikten Sahneler ismiyle tiyatroya uyarladı. Matyaş, oyununun ikinci sezonunda sahneyi Uğur Biçer ile paylaşmakta.

Bergman Bir Evlilikten Manzaralar’da evli bir çiftin ilişkisini yıllara yayılan ve bir türlü kopamayan bir bağımlılık olarak ele alır. Öykü, erkeğin bağımsızlığını ilan etme çabası, kadının ise önce ne yapacağını bilemeyip sonrasında kendini keşfetmesi şeklinde ilerler. ‘Ne seninle oluyor, ne de sensiz’ ilişkisidir bu… Serap Matyaş, bu mottoyu olduğu gibi koruyor oyununda. Bergman’ın upuzun senaryosundaki kilit sahneleri de… Anne-baba ile yenecek yemeği ekip başbaşa kalma isteği, aldatmayı itiraf, yüzleşmede yaşanan darp gibi…

bir-evlilikten-sahneler-5683Matyaş, kişisel yorumlamalarını ve esas değişikliklerini ise Marianne ve Johan’ı Selin ve Oğuz’a dönüştürürken yapıyor. Kocasının yanında çoğunlukla edilgen bir karakter olarak çizilen Marianne’in aksine Selin, ağırlığı olan ve güçlü bir karakter oluyor oyunda. Feminist vurgunun altı sık sık çiziliyor. Oyunun en etkileyici sahneleri, orijinalinde olmayan bölümler çoğunlukla… Oğuz’un ‘Hem kadınsın hem erkek, yoruldum bundan” tiradı, çiftin Selin’in hamileliğini tartıştıkları bölümler gerçekten çok etkileyici. Orijinal metnin aksine Selin, geride durmayı seçmeyen ve istemeyen bir karakter olarak çiziliyor. Yaşadığı şoku ağlamak ya da sindirmeye çalışmaktan ziyade sorunun üzerine gitmeyi, erkeği kanırtmayı tercih ediyor. Film/dizidekinin tersine oyunda kadının yaşça erkekten büyük olması, kadının baskınlığını daha da belirginleştiriyor.

Serap Matyaş, mental olarak da fiziki olarak da Liv Ullmann’ın zıddı bir performans sergiliyor oyunda. Ullmann ne kadar duygusal, içine kapanık, mağdur bir karakter çiziyorsa Matyaş da Selin’i meydan okuyan, tepkilerini dışa vuran, kendini ezdirmemeye ve güçlü durmaya çalışan bir karakter haline getiriyor. Matyaş’ın çok fazla konuşan, lafı erkeğin ağzına tıkayan performansı, belki aşırı gelebilir izleyenlere. Ancak yerelleştirme ve doğallaştırma için yapılmış bu hamleler, oyunun ritmini yükseltirken klasik- teatrallikten uzaklaşıp gerçekçiliğe doğru adım atmayı da sağlıyor bir açıdan. Minimal dekor çalışmasının hayli işlevsel olduğu da gözlerden kaçmıyor.

Oğuz rolündeki Uğur Biçer, Serap Matyaş’ın yüksek enerjisini gayet başarılı bir şekilde dengeliyor sahnede. Karşımıza Türk usulü maçoluğun izlerini taşıyan, çokça tanıdık bir karakter çıkarıyor. Biçer’in, Johan’ı canlandıran Erland Josephson’ın gençliğini andırması da hoş bir tesadüf.

Atölye CUT tarafından sahnelenen, Umut Burçin Gülseçgin’in yönettiği Bir Evlilikten Sahneler, Beyoğlu Bi Sahne’de izlenebilir.

Bilet satın almak için

Yazan : Müjde Işıl

Çok Okunanlar

404 Not Found

Server Error

404

Page Not Found

This page either doesn't exist, or it moved somewhere else.


That's what you can do

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI