TİYATRO

Bir Solukta Koca Bir Hayat

Bir Solukta Koca Bir Hayat

Nergis Öztürk ve Engin Hepileri’nin rol aldığı Akciğer, bu dünyaya çocuk getirilir mi, sorusundan yola çıkarak yarı komik yarı hüzünlü bir hayat yolculuğu anlatıyor.

İngiliz yazar Duncan Macmillan’ın 2011’den beri sahnelenen Lungs adlı oyunu, Tiyatro.in tarafından Akciğer ismiyle tiyatromuza kazandırıldı. Tek perdelik oyun, bu dünyaya çocuk getirilir mi, sorusundan yola çıkarak seyirciyi, kendi yaşadıklarıyla pek çok ortak nokta bulabileceği bir hayat yolculuğuna davet ediyor.

 
Tek cümleye indirgenebilecek teması, dekorsuz sahnesi ve minimal oyuncu kadrosu göz önüne alındığında ortada tekdüze bir iş olduğu zannedilmesin. Tam tersine, Akciğer’in o tek cümleye indirgenebilen teması, upuzun bir hayat yolculuğuna; dekorsuz sahnesi, geniş bir yaşam alanına; 2 kişilik kadrosu da bütün bir insanlığa dönüşüyor.

Bir Solukta Koca Bir Hayat 1

Acaba’lar, Neden’ler, Ama’lar
İki büyük parçadan oluşan solunum organımız gibi Akciğer oyunu da iki karakter üzerine kurulu. Erkek müzisyen, kadın doktora yapıyor. Çift, önce çocuk sahibi olup olmamayı sonra da ilişkilerinin geleceğini tartışıyor. Tartışma derken, öyle kıyasıya bir laf dalaşından bahsetmiyoruz. Kadın da erkek de cinsiyetlerinin getirdiği içgüdülerden ve kişisel/ailesel kaygılarından dem vuruyor. Bu gel-gitler içinde kadın daha kuşkulu ve endişeli. Erkek ise daha duygusal, uysal, iknaya meyyal.

 
Kendi anne-babasının çocuğuyken kendi çocuğunun anne-babası olabilmek, fizyolojik açıdan kolay olsa da zihinsel açıdan yoğun bir hazırlık sürecini gerektiriyor çoğunlukla. Sadece bu da değil; kadın-erkek iken anne-babaya dönüşen veya dönüşemeyen bir ilişki yumağı da söz konusu. Sahnede aynen bunu izliyoruz işte. Karar vermeler, ani dönüşler, acaba’lar, neden’ler, ama’lar, bence’ler peşi sıra geliyor. Kahramanların gel-gitli ilişkisi, birbirlerinin dengesizliğini dengeleme çabaları koca bir hayatın zip’lenmiş versiyonuna dönüşüyor. Oyunda, yaşamın doğuma denk düşen ilk kısmı çocuk konusunu tartışma, büyüme ve olgunlaşma kısmında ilişkinin geleceği ve gerçekten ne istendiği, son bölümde ise önlenemeyen hakikat masaya yatırılıyor. Özellikle son bölümde duygusal yoğunluk tavan yapıyor.

Bir Solukta Koca Bir Hayat 2

Ağır Ama Hoş Bir Hüzün
Sessizlik, Katil Joe, 39 Basamak gibi standart üstü çalışmalarıyla bildiğimiz Mehmet Birkiye, Akciğer’in de yönetmeni. Birkiye yine basit görünenin karmaşıklığını sergilemekte çok iyi. Oyunun ‘var ile yok arasındaki’ dekor tasarımı Cem Yılmazer’e ait. Çevresi beyaz bantlarla çevrili düz ve eşyasız bir zeminde kadın ve erkeğin bazen dansı anımsatan salınmasına bazen de birbirilerini uzaklaştırma hamlelerine şahit oluyor seyirci. Bomboş alan bazen bir yapı markete bazen bir eve bazen de bir otoparka dönüşüveriyor.

 
Kadın ve erkeğin söylemlerinin bu kadar gerçekçi olabilmesinde oyunculuk gücünün etkisi çok ama çok fazla. Daha önce Ve veya Ya da ile Oda ve Adam’da beraber oynayan Nergis Öztürk – Engin Hepileri sahnede hem uyumlu hem de birbirlerine alan açan bir performans sergiliyor. Sıfır dekorda ve belli belirsiz zaman dilimlerinde bazen yılları deviriyorlar bezen de bir mekandan diğerine koşuyorlar. Ve bu fikri ve fiziki koşturmaca, bir yaşam özeti olarak ağır ama hoş bir hüzün bırakıyor zihinlerimizde.

 
Yazan: Müjde Işıl

Çok Okunanlar

File not found.

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI