RÖPORTAJ

Kültür Sanat Ocak Röportajları: Tiyatrokare Ekibi

SAYFA 38 GÖRSELİ

TİYATROKARE 25. TİYATRO SEZONUNDA ”AHUDUDU” OYUNUYLA TİYATROSEVERLERİN KARŞISINDA. BİZDE BASIN GÖSTERİMİ SONRASI MELEK BAYKAL, SUNA KESKİN VE NEDİM SABAN İLE KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRDİK.

1- Nedim Bey ‘’Ahududu’’ oyunu ile hem yönetiyorsunuz hem de oynuyorsunuz. Kısaca bahseder misiniz oyundan?
Nedim Saban: Tiyatrokare’nin 25. yıl projesi ‘’Ahududu’’, o yüzden çok heyecanlıyız. Arsenik kurbanları olarak tanınan, bütün dünyada çok büyük starlar tarafından oynanan ve defalarca filmi çekilen bir oyun. Tiyatrokare olarak bizimde repertuarımızda vardı fakat bu sene gerçekten çok doğru bir castla oyun kendini buldu ve Aralık ayı itibari ile çeşitli yerlerde oynanmaya başlandı. Ben tabi burada hem yönetmen hem de oyuncu kimliğimleyim. Açıkçası ilk olarak oyuncu arkadaşlarımı konuşturmanızı istiyorum (Gülüyor).

 
KAPAK GÖRSELİ2- Peki o zaman İlk olarak Melek Hanım sizinle başlamak istiyorum çünkü 8 yıl sonra tekrardan tiyatro sahnesine geri döndünüz, Suna Hanım siz ise zaten uzun zamandır Nedim Bey ile beraber çalışıyorsunuz. Rol aldığınız diziler ve TV programınızdan sonra özlemişsinizdir sanırım. Nedim Bey mi değiştirdi fikrinizi?
Melek Baykal: Uzun soluklu TV projelerinde yer aldığım için yedi yıl kadar tiyatrodan uzak kaldım. Yıllardır da seyirciyle yüz yüze olmanın ve aşkla bağlı olduğum tiyatronun özlemini çekiyordum. Seneler sonra, iyi bir proje olduğuna inandığım Ahududu ile sahneye döneceğim. Tiyatrokare’nin her yıl sanatsal çıtasını daha çok yükseltmesi ve Nedim Saban’ın ısrarlı çabaları beni çok etkiledi. Nedim Bey’den bu yıl teklif gelince, tüm diğer projeleri geri çevirerek ‘evet’ dedim. Hem Ahududu gibi sevilen bir komedi ile hem Suna Keskin gibi saygı duyduğum müthiş bir duayenle hem de tiyatro aşkına ve seyircinin sevgisine güvendiğim Nedim Saban ile sahne alacak olmaktan çok mutluyum. İyi bir iş çıkartacağımıza gönülden inanıyorum. Yıllar sonra tiyatroya döneceğim, bu işe ciddiyetle duran bir kurumda olmayı tercih ettim. Rol de beni çok cezp etti tabi, hele hele Suna Abla ile karşılıklı oynamak!

 
3- Suna Hanım siz ne düşünüyorsunuz Melek Hanım ve Nedim Bey’in sahneye tekrardan geri dönmesi hakkında?
Melek çok sevdiğim ve değer verdiğim bir oyuncu. Kadromuz yetenekli ve pırıl pırıl oyunculardan oluşunca ben de severek Ahududu’da oynamayı kabul ettim. Tiyatrokare’de bundan önce 5 farklı projede çok çeşitli roller oynadım. En son,” Müziksiz Evin Konukları”nda ki acımasız ve sert bir kadına hayat verdim. Bu rol, benim 52 yıllık kariyerimde farklı bir yer tutuyordu. Ta ki Ahududa’ki Müşfike gelene kadar! Gerçeküstücü denilecek kadar uçuk bir karakter. Kötücül ama komik, muzur ve eğlenceli. Kaçıramazdım.

 

 

4- Kimdir bu Ahududu kadınları?
Suna Keskin: Biz!
Melek Baykal: Biiiiiz (Gülüşmeler).

 
UMUT-MELEK BAYKAL5- Ne özellikleri var, canlandırdığınız karakterler hakkında bahsedecek olursak?
Melek Baykal: O kadar ileriye gidemeyiz.
Suna Keskin: Anlat Melek.
Melek Baykal: Anlatamayız ki, nasıl anlatacağız? Nerden düştüm diyorum Ahududu’nun içine (Gülüyor).Benim rolüm Mürşide. Çatlak bir karakter. Bir de kendisi gibi çatlak kız kardeşi var; Müşfike. Hikâye bir konakta geçiyor. İki kız kardeş, insanları huzura kavuşturmak ve yalnızlıklarından kurtarmak için iyilik yaptığını zannediyor ve bir takım sonu farklı gelişecek işlere kalkışıyor.
Suna Keskin: Benim rolüm ise iki yaşlı kız kardeşten büyük olanı. Entrikalar yapan, yapmaya çalışan, kendi düzenini kurmuş, soylu bir aileden gelme, bir konakta yaşayan, yaşlanmış bir kadın. Kardeşi ile birlikte kendi hayatlarını bir şekilde sürdürmeye çalışıp, bir şeyleri ispat etmeye çalışan, yani varlık göstermeye çalışan iki kadın. Rolümü çok çok seviyorum. İnşallah altından kalkabilirim diye düşünüyorum.

 

 

6- Cem Güler Ahududu kadınlarının yeğeni. Nasıl bir karakter oynuyorsunuz?
Cem Güler: Adnan karakterini oynuyorum, dediğiniz gibi Ahududu kadınlarının yeğeniyim ve gazeteciyim. Tiyatro sanatı o dönem önem kazanınca kendisinden tiyatro makaleleri yazmasını da istiyorlar.
Melek Baykal: Çok nüfuzlu bir gazeteci ama.
Cem Güler: Bu alicenap halalarımın (Gülüşmeler), o kadar da alicenap olmadıklarını öğreniyorum ve bununla birlikte bir değişim geçiriyorum oyunda.

 
AHUDUDU 17- Aynı zamanda evlenmeye hazırlanıyorsunuz sanırım Dicle Alkan ile, kısaca sizden de dinlemek isteriz hikayeyi?
Dicle Alkan: Nilüfer karakteri; ayakları yerden kesik, romantik, aşık.
Melek Baykal: Sinir (Gülüşmeler).
Dicle Alkan: Yanlış zamanda yanlış yerde olduğu için sinir olunan bir kız (Gülüşmeler).
Nedim Saban: Tabi bu oyunda bazen gerçekle hayal birbirine de karışabiliyor. Tiyatro mu gerçek mi bunu da sorgulayan bir oyun.

 

 

8- Nedim Bey artık sizden de dinlemek isteriz neler hissettiğinizi ve oynadığınız karakteri?
Nedim Saban: Ben oyunda ‘Müşfike’ ve ‘Mürşide’ adlı iki kardeşin yeğenlerinden Zeki’yi oynuyorum. Kendisini asker sanan bir deli. Halalar da oyalamak için onu sürekli tatbikata yolluyorlar. Onun için asker şapkası ve borazanla çıkıyorum sahneye. Bütün roller layığını buldu, hem Melek Hanım, hem Suna Hanım’la çok özenli çalıştık, hem kadromuzdaki diğer arkadaşlarımızla çok titiz bir dramaturji ve hazırlık yaptım. Bülent Seyran ile 10 yıl, Halim ercan ile 6, Dicle Alkan ile 7, Cem Güler ile 2 yıldır çalışıyoruz zaten. Onların yeteneklerine olduğu kadar disiplinlerine de kefilim. Aramıza yeni katılan Özgür yetkinoğlu da Haliç Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparken arkadaş olduğum ve uzaktan izlediğim biri. O da çok başarılı.

 

9- Oyunda birde Bekçi karakteri var onu da siz oynuyorsunuz Bülent Bey, kısaca bahsedecek olursak?
Bülent Seyran: Bekçi Neşet karakteri ile ilgili söylenebilecek tek bir şey var, benimde motivasyon noktam aslında. Tiyatronun çok değer kazandığı bir dönemde kendisi bir piyes yazarak sınıf atlayacağını düşünen bir adam. Yani tiyatro halen günümüzde popüler ve çok prestijli bir meslek ancak istenilen değer verilemiyor. 60’lı yıllarda bu değer veriliyormuş o yüzden Bekçi Neşet sınıf atlamak için bir piyes yazmayı tercih ederek öyle motive oluyor. Sonunu söylemiyim (Gülüyor).

 
10- Peki en çok neye takılıyor Bekçi Neşet?

AHUDUDU 2
Bülent Seyran: En çok takıldığı şeylerden birisi boru sesi.
Nedim Saban: Benim çaldığım bir boru var.
Bülent Seyran: Bir diğeri de yanlış yere park eden adam (Gülüşmeler).

 
11- Einstein karakteri de var oyunda, Özgür Yetkinoğlu oynuyor. Siz neler söylemek istersiniz oyun hakkında?
Özgür Yetkinoğlu: Einstein çatlak bir doktor. Benimde oynamayı çok sevdiğim, aykırı tiplerden biri. Çok keyif alıyorum oynarken. Harika bir yerlere gelebilecekken Halim ile karşılaşıyor maalesef ve bütün hayatı değişiyor. Artık Halim nereye o oraya ama muhteşem bir değişimi var, özü çok iyi çünkü onu göreceğiz.
Suna Keskin: Macera güzel bir şey ama (Gülüyor).

 
12- İlk oyununuz ne zaman?
24 ve 25 Aralık’ta Profilo Kültür Merkezi’nde başlıyor oyunumuz. Ocak ayında ise; 2 Ocak’ta Kozyatağı Kültür Merkezi, 7 ve 21 Ocak‘ta Profilo Kültür Merkezi, 8 Ocak’ta Kenter Tiyatrosu, 12 Ocak’ta Caddebostan Kültür Merkezi, 14 Ocak’ta İzmir AKM, 18 Ocak’ta Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi, 20 Ocak’ta Moi Sahne, 22 ve 28 Ocak’ta Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde oynayacağız.
Ankara Mart ayında olacak. Ayrıca Anadolu’nun her yerinde seyircimiz ile buluşacağız.

 

Röportaj: EMRE TÜREGÜN

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI