TİYATRO

Medeniyet dediğin..

VAHSET TANRISI / TIYATRO / KADIR HAS SAHNE / FOTOGRAF MUHSIN AKGUN

Yıldız oyuncu kadrolu Vahşet Tanrısı, içindeki vahşet hissini medeniyetle örtmeye çalışan insanlığın trajikomik hikayesini anlatıyor

Orijinal ismi Le Dieu du Carnage olan Vahşet Tanrısı, hem tiyatroyla hem de sinemayla ilgilenen sanatseverlerin çok yakından tanıdığı bir eser. Fransız yazar Yasmina Reza’nın kaleme aldığı oyun, ilk kez 2006 sonunda sahnelendi ve 2009’da da Tony ödülü kazandı. Aynı yıl ülkemizde de seyirciyle buluştu. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nca sahnelenen oyunda Zerrin Tekindor, Zafer Algöz, Ülkü Duru ve İşdar Gökseven’i izlemiştik. Zerrin Tekindor bu oyundaki performansıyla 2010’da verilen 14. Afife Tiyatro Ödülleri’nde Müzikal-Komedi Dalında En İyi Kadın Oyuncu seçilmişti. 2011’de de Roman Polanski bu oyunu Carnage/Acımasız Tanrı ismiyle sinemaya uyarlamış; Jodie Foster, Kate Winslet, Christoph Waltz ve John C. Reilly başrolleri paylaşmıştı bu filmde. Kronik Kolektif’in sahnelediği yeni versiyon Vahşet Tanrısı’nı ise Saim Güveloğlu’nun yönetiminde; Tülin Özen, Tansu Biçer, Çetin Sarıkartal, Roza Erdem’in performansıyla izliyoruz.

Vahşet Tanrısı, çocukları kavga eden iki çiftin biraraya gelmesiyle başlıyor. Biri üst-orta sınıf, diğeri de elit diyebileceğimiz bu iki çift, meseleyi medenice çözmek için kolları sıvıyor. Şeker-şerbet misafirlik muhabbeti ve karşılıklı saygı gösterileriyle başlayan iletişim, zamanla şekil değiştiriyor. Herkes kendisinin haklı olduğunu diğerlerine ispatlama çabasına giriyor. Koskoca insanlar çocuklaşıyor ve barış müzakeresi, savaş ilanına dönüşüyor. Bir noktadan sonra, çocukların okul kavgası seyircinin gözünde canlanabiliyor; büyüdüklerinde nasıl biri olacakları da…

Oyunun temelinde şu soru var: Vahşet hissi doğuştan mı geliyor, çevre koşullarına göre sonradan mı öğreniliyor ve medeniyet, eğitim bu hissi ne kadar örtebiliyor? Vahşet tanrısına teslim olan çiftler bu açıdan çok önemli. Zira yaşam ve eğitim seviyeleri farklı olsa da ‘medeni’ 2 Fransız çifti izliyoruz. Dış görünüşleri ve dünya görüşleri farklı olsa da uygar insanlar. Bunlar yerine tamamıyla eğitimsiz ya da yaşam kalitesi düşük çiftler olsaydı, ‘vahşi’ tepkileri muhtemelen normal karşılanacaktı. Oyunun özellikle altını çizmek istediği nokta da bu. Eğitim insan doğasının olumsuz yanlarını törpülüyor, ekonomik koşullar yaşam kalitesini artırıyor ama özünde var olan ‘haklıyım’ söylemi ve bunu karşısındakine kabul ettirme dürtüsünü medeniye t, eğitim ya da zenginlik örtemiyor ne yazık ki. Oyun da seyircinin, oyundaki her karakterde kendisiyle ortak noktalar bulmasını ve böylece kendiyle yüzleşmesini amaçlıyor.

Diyalog ağırlıklı oyunlar, sahne enerjisini azaltabiliyor genelde. Vahşet Tanrısı da diyalog ağırlıklı bir oyun ama tecrübeli oyuncuların dinamik performansıyla oyunun ritmi düşmüyor. 4 oyunculu oyunda özellikle iki isim önplana çıkıyor; Tülin Özen ve Tansu Biçer. Özen, daha önce sahnede Zerrin Tekindor’un, sinemada Kate Winslet’in hayat verdiği ‘salon kadını çizgisinden çıkmış eş’ rolünde çok başarılı. Tansu Biçer de ‘ortalama adamı’, adeta iliğine kemiğine işlemiş şekilde canlandırıyor.

Zeynep Avcı’nın Türkçe’ye çevirdiği, dekor ve kostüm tasarımını Hilal Polat’ın yaptığı ve Saim Güveloğlu’nun yönettiği oyun, yeni sezonda da seyirciyle buluşmaya devam edecek.

Yazan : Müjde Işıl

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Türkiye'nin en zengin içerikli Kültür Sanat portalı.

Tüm haberlerimizi Cinemaximum Sinemalarında ücretsiz dağıtılan dergimiz ile de takip edebilirsiniz.

Copyright © 2016 Kültür Sanat. Türkiye'nin en eğlenceli Kültür Sanat dergisi.

YUKARI