Röportajlar

Yasemin Şefik: ”Radyoda Program Yapmak Gibi Bir Hayalim Yoktu”

Radyo programcısı ve komedyen Yasemin Şefik ile 2 Kasım’da sahnede olacağı İstanbul Komedi Festivali’ne, radyo programına ve kitapları üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

‘’BENİM HAYALİM ANLATMAK ÜZERİNE KURULUYDU’’

İsviçre doğumlusunuz, hayatınızın hangi dönemleri orada geçti?

İlkokul yaşlarında ailem Türkiye’ye dönüş yaptı. Gurbetçilerin söyldediği en havalı cümle. Dönüş yapmak… Kimisi bunu duyunca oralarda yaşamayı başaramamışlar der kimisi de özleme dayanamamış gelmiş gözüyle bakar. İlkokul çağlarında oradaydım.

Radyo denince akla ilk gelen isimler arasındasınız. Nasıl başladı bu süreç kısaca anlatır mısınız?

Radyoda program yapmak gibi bir hayalim yoktu. Savaş muhabirliği peşindeydim. Fotoğraflayıp hikâyeleri anlatmak istiyordum. Staj döneminde yayın yönetmeninin yönlendirmesiyle başlayan, resmen hayatın beni “sen asıl burada olmalısın” diye ittiği bir yer radyo stüdyosu.

Radyo programı yapmasaydınız eğer seçeceğiniz meslek ne olurdu? Başka isteğiniz veya hayaliniz var mıydı?

Anlatıcı olabileceğim her meslek olabilir. Metin yazarlığı yaptığım tv programları, sahneler oldu. Gidişat aslında hep belliydi. Benim hayalim anlatmak üzerine kuruluydu. Ergenlik yılları Savaş muhabirliği diye düşünüyordum. Sonrası yazar-çizerliğe, mikrofona evrildi.

Müzisyenler dışında oyuncu, yönetmen, yazar gibi bir çok ismi programınıza konuk alıyorsunuz. Ağırladığınız konuklar arasında yaşadığınız ilginç anıları paylaşır mısınız?

Eyvah! Bu soru beni her zaman geriyor. Aklıma o hiç bu konuda bir şey gelmiyor (Gülüyor). Ama bak aynı anda yanlışlıkla çağırdığım konuklarım, mikrofonu açık unutma hallerim var.

Radyo programlarınız çok eğlenceli ve enerjisi yüksek geçiyor. Bunu nasıl başardınız? Özel hayatınızda da yine çok komik ve eğlenceli misinizdir?

İlginç bir adrenalini var radyonun. Yalnız başına stüdyonun içinde mikrofonu açıp anlatmaya başlıyorsun. Düşün gözlerin kapalı stadın ortasında kimse sesini çıkarmadan seni dinliyor. İşte bunlar hep heyecan (Gülüyor). Arkadaşlarımla beraber eğlence tavan. Durum komedisinin içine düşmüş gibiyim. Ve her zaman eğlenceli değilim!

İki yıl önce sizi stand up yapmaya teşvik eden şey neydi?

Bu işin sorumlusu BKM’den Gülçin Salacan ve akabinde Zümrüt Arol hanımefendiler (Gülüyor). Stand-up gösterisi yazmıştım ama sahneye çıkıp anlatma kısmı beni feci korkutuyordu. Güçlin’e oyun yazdığımı anlattım. O da “e hadi ne zaman yapacaksın” deyip duruyordu. BKMİstanbul Komedi Festivali 2016 yılında hazırlarken “Sen de festivalde çık” dediler. Hep kaçmanın yolunu aradım. Ta ki Gülçin’in arayıp, hadi bakalım sahne tarihin şu hayırlı olsun dediği andan itibaren Stand-up yapıyorum.

”2 KASIM’DA FESTİVALİN AÇILIŞ OYUNU OLACAĞIM”

Her yıl düzenli olarak İstanbul Komedi Festivali’nde yer alıyorsunuz. Bu yıl 2-18 Kasım tarihlerinde düzenlenecek. Neler hissediyorsunuz? Bu tür festivaller sizi heyecanlandırıyor mu?

İstanbul Komedi Festivali’nde olmak gurur verici. Bu yıl 2 Kasım Cuma 21:00’de BKM Mutfak Çarşı sahnesinde olup, festivalin açılış oyunu olacağım. Çok ama çok heyecanlıyım. Böyle bir festivalin İstanbul’da olması, sonraki yıllarda Türkiye’nin bir çok şehrinde olacak olması ayrı bir heyecan. Dünyaya mizahımızı festivalimizle duyuracağız. Bir çok festivali seviyor ve takip ediyorum.

İzleyiciler nasıl bir stand up gösterisi ile karşılaşacak?

Şöyle kelimlerle tanımlar vereyim; Kışkırtıcı, sorgulayıcı, nüktedan, edepsiz (Gülüyor).

‘’YENİ KİTABIMIN HAZIRLIĞINA BAŞLADIM’’

Şiir ve roman olmak üzere yayımlanmış dört kitabınız bulunuyor. Önümüzdeki süreçlerde sizden beşinci kitap müjdesini alabilir miyiz?

“Anladım Bozukluğu”, “Hiç Kurusu”, “Dünlük” ve “Öyle Vakti”…
Yeni kitabımın hazırlığına başladım. 2019 baharına yayınlanacak duruma gelirse, okuyucuyla buluşturacağım.

Radyo ve Televizyon programcılığı, sahne, kitap yazma derken bu yoğunluğunuzun arasında size kalan boş vakitlerinizde neler yapıyorsunuz?

Bunların hepsini aynı anda yapmıyorum aslında. Radyo ve sahne eş zamanlı gidiyor. Kitap hazırlık süreci hep kafamın içinde, o kurguyla yaşıyorum. Notlar alıp, bir zaman aralığı planlayıp öyle yazıya oturuyorum. Boş vakit aslında bunların tümü… okumalar, yazmalar, izlemeler, gülmeler, üzülmeler…

Rock müzik sevdiğinizi biliyoruz. Hangi müzisyenleri takip edersiniz?

Alternatif rock, funk tarzlarına bayılıyorum. Mesela bu sene “Ne Münasebet”açılış müziğim Jack White “Over and Over and Over”… Led Zeppelin hastasıyım. Sabit değilim. Sevdiğim bi dünya tarz yerli, yabancı isim var. Ruh haliyle bağlantılı (Gülüyor).

Mesleğinize özenen ve bu yolda yürümek isteyen kişilere tavsiyeniz ne olur?

Ünlü olma kavramıyla uğraşmasınlar. Son yıllarda önce fenomen falan filan olup sonra meslek seçmeye çalışılıyor. Sağlam hayaller hakikatle illaki buluşur. Özet değil, tamamını okuyup izlemeliler. Ahkam kesmiş gibi olmak istemiyorum ama yarım yamalak fikir, sahibiyle yarım kalıyor.

Röportaj: Umut DURAN

 

You may also like