Güzel Sanatlar Sergi

İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde “Yolda”

“YOLDA” sergisi yaklaşıyor o gün önce yayınlanacak ve aradan geçen 40 yıla sonra günümüzün bakış açısı bakış açısı eşini bu fotoğrafları yeni nesillerle paylaşabilmek heyecan verici.

“Bizimkisi bir fotoğraf yolculuğu. Biz mi fotoğrafın yoluna çıktık, yoksa fotoğrafın yolu mu bizlerle kesişti… Bu yolda ilerlerken birbirimizi tanıdık ve bizden sonra gelenlere ışık tuttuk. Fotoğraf tutkumuz, bitmeyen bir yolculuğa dönüştü. İşte bu yüzden sergimizin adı Jack Keruac’ın bir ruhsal ve bedensel deneyimler toplamı romanı “YOLDA” ile aynı adı taşıyor. Bizler ne öğrendiysek yolda öğrendik. Fotoğraf her ne kadar bireysel bir sanat dalı da olsa, bizler fotoğraf üzerine konuşmanın ve çektiğimiz fotoğrafları gruplar içinde paylaşmanın keyfini yaşadık.”

Türk Fotoğrafı’nda 80’li yıllar, sıra dışı işlerin üretildiği ilginç bir zaman dilimidir. Siyasi anlamda değişimlerin yaşandığı o günlerde hem belgesel, hem de zihinsel anlamda ürettikleri işlerle adlarından sıkça söz ettiren bu üç fotoğraf grubunun üyeleri, üretimlerini belirli bir görüş açısı ve mantık bütünlüğü içinde toplu olarak sergilemeyi yeğlemişlerdi.

Küratörlüğünü Merih Akoğul’un üstlendiği “YOLDA” sergisi, etkinliklerini 1978-1989 yılları arasında sürdüren Grup f, FOG Fotoğraf Grubu ve Grup 9’dan toplam 24 fotoğrafçının o dönemde çektiği işlerinden oluşuyor. Sergi, ilk grubun kurulduğu zaman dilimiyle, en son etkinliğin yapıldığı 11 senelik bir süreyi kapsıyor.

Hem fotoğrafçıların, hem de grupların fotografik yaklaşımlarını gösteren işlerden yapılan bu seçki, aynı zamada dönemin sosyolojisini, psikolojisini, görsel anlayışını ve belge ile sanat arasında konumlanan fotoğraf eğilimini anlamak açısından da çok önemli. Özellikle Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinden sonra değişen politik ve ekonomik süreç, farklı bir görüntü estetiğini de yanında getirdi.

Sözünü ettiğimiz dönemin Türk fotoğrafına bugünden bakıldığında gerçekten çarpıcı ve öncü işlerle karşılaşırız. Bireysel çalışmaların bir grup bütünlüğü içinde değerlendirilmesi, o fotoğrafların çoğunun günümüze güçlü bir biçimde gelmesi ama hepsinden de önemlisi o günün şartları içindeki yeni anlatım biçimleri ilgi çekicidir. Öncü olarak kabul ettiğimiz bu gruplar, kollektif bir bilinç ve dolayısıyla birlikte anılmayı kolaylaştıracak bir hafızanın oluşumunda etkili oldular.

Kaynak: İstanbul Fransız Kültür Merkezi

You may also like