Röportajlar

Kültür Sanat 2018 Röportajları: Joan Baez

1988, 1989, 1993, 2004 ve 2015 yıllarında verdiği konserlerle Türkiye’deki müzikseverlerle buluşan Joan Baez ile son turnesi kapsamındaki İstanbul konseri ve müzik kariyerini konuştuk.

1988, 1989, 1993, 2004 ve 2015 yıllarında verdiği konserlerle Türkiye’deki müzikseverlerle buluşan Joan Baez, beş kıtada yüzbinlerce dinleyiciye verdiği konserlere bir yenisini ekliyor.
Joan Baez, yeni albümü “Whistle Down The Wind” ve kariyerinin unutulmaz parçalarıyla ile 22 Temmuz’da Pasion Turca organizasyonuyla Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda Fare Thee Well 2018 turnesi kapsamında hayranlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

Müzik dünyasında özgürlük ve insan hakları için yazılan şarkıların vazgeçilmez sesi olarak ölümsüzleşen Joan Baez, aktivist müzisyenler arasında öncü isimlerden birisi olarak tanınıyor.

1975 tarihli “Diamonds & Rust” albümü ile büyük başarı sağlayan Joan Baez, 30’dan fazla albümle müzikte yarım asrı geride bıraktı ve aktivist kimliğiyle popüler müziğin en önemli seslerinden biri kabul edildi.

2007 yılında Grammy Müzik Ödülleri’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülen Joan Baez, son olarak Mayıs 2015’te Uluslararası Af Örgütü’nün “Vicdan ve Bilinç Elçisi” ödülünü aldı.
Joan Baez, yeni albümü “Whistle Down The Wind” ve kariyerinin unutulmaz parçalarıyla ile 22 Temmuz’da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda Türkiye’deki dinleyicileri ile son kez buluşacak.

Mart ayında Whistle Down The Wind albümünü yayınladınız. Albüm kulağımıza neler fısıldıyor?

Albümün uzun süren şarkı seçimi ve mix süreci oldu. Hem yeni şarkılar hem de sevdiğim bestecilerin şarkılarını seslendirdim. Örneğin “I Love The Were All Over” adlı şarkının sözleri “Daha iyi bir dünya gelecek mi? bilmiyorum. Ama işimizi yarın gelip gelmeyeceğini düşünmeden adil ve sevgi dolu bir toplum için severek yapmalıyız diyor. 22 Temmuz’da da İstanbul’da bu şarkıları Türkiye’deki dinleyicilerimle paylaşacağım için çok mutluyum.
Kendi sanatsal görüşünüzü, dünyaya bakışınızı ve toplumsal olaylar karşısındaki duruşunuzu müziğinizle birlikte ortaya koyuyorsunuz. Sizin için hayatınızda bu çalışmaları müzikle iç içe sürdürmek nasıl bir deneyim?
Bana sadece mutluluk verdi. Kendimi huzurlu hissediyorum. Bu benim bireysel tercihimdi.
Ben müziğim yanında yer aldığım aktivist çalışmaların bana çok şey kattığını düşünüyorum. Sadece müzikle de ilgilenebilirdim ama müzik haricinde birçok insanın sorunlarını dile getirmek beni çok mutlu ediyor. Tüm şarkıcılara sadece tavsiye edebilirim, onun dışında bir şey söylemeye hakkım olmadığını düşünüyorum. Herkesin tercihine saygı duyuyorum.

‘’TÜRKİYE EN KEYİFLİ KONSER VERDİĞİM ÜLKELERİN BAŞINDA’’

Hayatınızın bir döneminde Bağdat’ta yaşamışsınız. O yılları anlatır mısınız? Orada yaşama nedeniniz neydi?

Babamın işi nedeniyle çocukluk yıllarımda ailemle birlikte bir süre orada yaşadık. Hepimiz için çok özel bir deneyimdi. Oradaki 5 vakit ezanın sesini ve kuş seslerini hala hatırlarım.
Kariyeriniz boyunca Türkiye’de birçok konser verdiniz. Ülkemiz için neler söylersiniz?

Türkiye en keyifli konser verdiğim ülkelerin başında geliyor. Yıllar önce bir konserimde Efes’te bulunmuştum. Dolunay vardı. Bulunduğumuz yerdeki ışıkları kapatmıştık ve ay ışığı altına yürümüştüm benim için en özel unutulmaz anlardan bir tanesiydi. Efes’teki hatıralarım en güçlü olanlar.

Kariyeriniz boyunca sayısız ödülle onurlandırıldınız. Sizin için en önemli olan hangisiydi?

Yaptığınız işlerin ödüllendirilmesi tabii ki çok güzel bir duygu ama genel olarak kendimi ödül alırken çok rahat hissetmiyorum, ödülleri kabul etmek benim için zor ama beni şaşırtan bir ödül var. Rock’n Roll Fame bunlardan biri.

‘’TEKRAR TÜRKİYE’YE GELMEYİ DÖRT GÖZLE BEKLİYORDUM’’

Yoğun konser programları arasında kendinize vakit ayırabiliyor musunuz?
Bu yoğun koşuşturma içerisinde zaman zaman ben de kendimi stres altında hissedebiliyorum. Ama yıllar içerisinde kendimi dinginleştirmeye başladım. Nefes terapileri yapıyorum, özellikle meditasyon çok işe yarıyor. Tekrar enerji topluyorum. Müzik ile ilgili yaptığım çalışmalarla birlikte insan haklarını savunmak, konuşamayanların sesi olmak da beni mutlu ediyor.
Türkiye’deki hayranlarınıza bir mesajınız var mı?

Çok uzun zamandır sizlerle buluşmayı bekliyordum, tekrar ülkenize gelmeyi dört gözle bekliyorum. Sizlerle paylaşmak istediğim çok fazla şarkı var onların arasından her yaş grubunun hoşuna gidecek şarkıları seçiyorum. Bu konserde de benden dinlemeyi çok sevdikleri klasikleşmiş şarkılarımın yanı sıra Mart ayında çıkan son albümüm Whistle Down The Wind’den de şarkılarım yer alacak. Hep birlikte şarkı söylemeyi heyecanla bekliyorum.

Röportaj:Hakan AKOĞLU

You may also like