Röportajlar

Kültür Sanat Röportajları: Karsu Dönmez

Genç yaşta Hollanda’da babasının restoranında çaldığı piyano ile çok beğenilen Karsu Dönmez, kariyerini dünyada konser veren genç bir caz sanatçısı olarak sürdürüyor.

CAZA ÖZGÜN YORUM!

Karsu Dönmez çıktığı dünya turnesi kapsamında İstanbul’daydı. Karsu, Plays Atlantic Recods adlı konserde Ahmet Ertegün’ün çarpıcı hayat hikâyesini anlatıyor ve onun prodüktörlüğünü yaptığı efsane albümlerden parçalar seslendiriyor. Müzikteki başarısını anlatıcılıkta da yakalayan Karsu Dönmez  bir parça kırık Türkçesi ile anlattığı hikâyelerde seyirciyi kolaylıkla avucunun için alıyor. Yüksek enerjisi ve doğallığı ile sahneye çıkan genç bir kız konser devam ettikçe devleşiyor. Başarılı yorumları ve güçlü sesi unutulmaz parçalara hayat veriyor. Genç cazcı ile müziğin yanında stil kodlarını sorduğumuz bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yaz başındayız yaz konser projeleriniz neler?

Yaz başladığı için seviniyorum. İnanılmaz yoğun bir dönemden geçiyorum. Ahmet Ertegün’ü anlattığımız Atlantic Records turumuz Ocak ayında başladı ve 30 Mayıs’ta sona erdi. Bu dönem içerisinde yaklaşık 40 konser geride kaldı. Zorlu PSM, Ankara Caz, Hollanda’da bir kaç konser, sonra Belçika, Almanya ve Londra…

Türkiye’ye daha sık geliyorsunuz. Konserlerde nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Evet doğru; son senelerde hemen hemen her ay Türkiye’deydim. Ekibimle konserler veriyoruz ve çok olumlu reaksiyonlar alıyoruz. Tabi ki benimde çok hoşuma gidiyor.

Yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz?

Benim yapmış olduğum müzik dönem dönem değişebiliyor. İlk dönem klasik, sonra caz, sonra biraz pop ve caz… Hollanda’da gazeteciler ‘’artık Karsu’yu bir katogoriye koymayalım. O kendi stilini geliştirdi’’ diyorlar.

Çeşitli türküleri kendi yorumunuzla söylüyorsunuz, bu türküler babanızdan öğrendikleriniz mi?

Tabi ki çocukken evde duymuş olduğum şarkı ve türkülerden etkilenmişimdir. Yalnız o türküleri kendi stilimde yapınca, bu yaşa kadar öğrenmiş ve çalmış olduğum müzik stillerinden kaynaklanıyor.

”İLHAM KAYNAĞIM YAŞADIKLARIM”

Müziğe ilginizi nasıl keşfettiniz?

Annem ve babam beni ve kardeşimi genel kültürümüz gelişsin diye okulun yanı sıra spor ve kültürel programlara yönlendirdiler. Ben televizyonda görmüş olduğum, Einstein’a benzeyen bir adamın piyano çalmasından çok etkilenmiştim. Bende böyle çalmak istiyordum. Müzik enstrumanı seçmem gerektiğinde, ben piyano istiyorum dedim. Bu olay olduğunda 7, 8 yaşlarındaydım.

Beste de yapıyorsunuz ilham kaynaklarınız neler?

Ben piyano çalmayı iyi bir şekilde başardıktan sonra yavaş yavaş beste de yapmaya başladım. 15, 16 yaşındaydım. Yaşadığım ve gözlemlediğim her konu bana ilham kaynağı olabiliyor.

Türkiye’den takip ettiğiniz sanatçılar var mı?

Tabii ki. Sena Şener, Melis Güven, Bilal Karaman, Kalben… bunlar yeni sanatçılar.

Dünyada nerelerde konserler verdiniz?

İngiltere, ABD, Almanya, Belçika, Endonezya, Brazilya, Türkmenistan, Hırvatistan, Suriname, Mekadonya… Dahada vardır. Bir defa saydık, 10 ülkeyi geçmiş…

Hollanda’da Türkiye’den daha mı çok tanınıyorsunuz?

Zor bir soru. Hollanda’da ki konserlerime %95 Hollandalılar geliyordu. Son dönem Hollanda’da yaşayan Türkler de gelmeye başladı. O da, Türk televizyonlarından takip ettikleri için. Türkiye Hollanda’ya rağmen çok büyük olduğu için Türkiye’de takipçim sayı olarak daha çok. Örneğin İstanbul nüfus olarak Hollanda’dan daha fazla.

‘’AHMET ERTEGÜN’ÜN HAYATINI ANLATTIĞIMIZ PROJEMİZ BÜYÜK BİR PROJEYDİ’’

Hayatınızı anlatan belgeselinizden bilmeyenler için bahseder misiniz?

Babamın restoranında çalıştığımı biliyorsunuz sanırım. Orda çalıştığımda bir kadın benim piyano arkasında çaldığım müziğe: “Çok güzel bir cd, bu kimin?“ diye sordu. Bende, “Cd değil, ben piyano arkasında çalıyordum.” dediğimde inanamamıştı. Bir hafta sonra bir daha geldi ve rejisör olduğunu ve beni takip etmek istediğini söyledi. Biraz düşündükten sonra, annem babamla neden olmasın dedik. Uzun süreli belgesel yaptığını söylemişti. 5 yıl sürdü… 2007 ile 2012 arası. 2012’de IDFA festivalinde prime time’da gösterildi.

Bundan sonraki projeleriniz neler?

Altantic Records, yani Ahmet Ertegün’ün hayatını anlattığımız projemiz büyük bir projeydi. Bundan sonra albüm çalışmalarımı devam ettireceğim. Umarım, 2019’da yeni albümle piyasaya çıkabilirim.

Röportaj: Şebnem KIRCI

You may also like